TEMMUZ-AĞUSTOS 2023 / KAPAK KONUSU

Sürdürülebilir büyüme için suya göre planlama yapılmalı


Murat ÖZKAN    

26.10.2023 


Su kaynaklarının sürdürülebilir ve bütüncül bir su yönetimi anlayışı ile yürütülmesi, tüm mekânsal planlamalarda suya göre planlama yapılması artık elzem bir konu. Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever ile suyun sürdürülebilir kullanımı konusunda yapılanlar ve yapılması gerekenler hakkında bir röportaj gerçekleştirdik.

İklim değişikliğinden su kaynaklarımız nasıl etkilenecek, su ülkemiz için artık kıt bir kaynak mı?
 
Akdeniz Havzası'nda yer alan ülkemizin, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin en fazla yaşanacağı bölgede bulunması nedeni ile gelecekte ülkemizde daha sık, şiddetli ve uzun süreli kuraklık ile taşkın, sıcak hava dalgaları, orman yangınları, su kıtlığı gibi olumsuz durumların görülmesi bekleniyor.
 
Su Yönetimi Genel Müdürlüğü olarak iklim değişikliğinin 2100 yılına kadar yer üstü ve yer altı su kaynaklarımız üzerinde ne gibi etkileri olacağına ilişkin tahminlerin ortaya konduğu projeksiyon çalışmaları gerçekleştirdik. Bu çalışmanın sonucunda mevcut durumda ve 2030-2050-2070-2100 yılları için su potansiyelleri hesaplanmış olup su kaynaklarımızın 2100 yılına kadar yaklaşık yüzde 25 oranında azalabileceği belirlendi. Hâlihazırda ülkemizin kullanılabilir su potansiyeli olan 112 milyar metreküpün 2022 yılında 57 milyar metreküpü kullanıldı. Bu kullanımın yüzde 77’si tarımda, yüzde 23’ü içme-kullanma olarak ve sanayi sektöründe kullanıldı. Uluslararası göstergelere göre ülkemizin 2022 yılı itibarıyla 1.313 metreküp olan kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı ile su stresi altında olduğu, yakın gelecekte ise su kıtlığı çeken bir ülke durumuna gelebileceği öngörülüyor. Bu yaklaşıma yukarıda bahsettiğimiz iklim değişikliği etkileri ile su kaynaklarında beklenen azalmayı da dâhil ettiğimizde, öngörülenden daha kısa sürede kötümser senaryolardaki sonuçların yaşanması muhtemel görülmektedir.
 
İklim değişikliğinin su kaynaklarımıza etkisi dikkate alınarak yapılan nehir havzalarında su–nüfus projeksiyonlarına göre, gelecek dönemde su açığı riskinin oluşması beklenen havzalar ve su açığı riskinin azaltılması için havza ölçeğinde hayata geçirilmesi gereken tedbirleri belirledik.  Söz konusu tedbirlerin uygulanmaması halinde 2030 yılı ve sonrasında ülke nüfusunun yüzde 49’unun, tarımsal üretim yapılan alanların ise yüzde 78’inin su açığı tehdidi ile karşı karşıya kalması bekleniyor. Diğer açıdan bakıldığında ise 2030 yılına kadar belirlenen tedbirlerin uygulanması hâlinde tedbirsiz kullanıma kıyasla yıllık su ihtiyacının yüzde 15 oranında azalabileceği tespit edildi.

Haber Görseli

İklim değişikliğinin etkilerinden ve ülkemiz için suyun kıt bir kaynak olduğundan sıkça bahsettiniz. Peki, bu kıt kaynağın yönetimi ile ilgili Genel Müdürlüğünüzde hangi çalışmalar yapılmaktadır?
 
Ülkemiz Paris Anlaşması kapsamında hazırlanan “Türkiye'nin Güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanı” adlı belgemiz ile değişen iklime uyum sağlamak için hedeflerini ortaya koydu. Su kaynaklarıyla ilgili 2030 yılına kadar gerçekleştirilmesi öngörülen bazı uyum eylemleri şöyledir; arıtılmış atık suların peyzaj ve tarımsal sulama, yer altı suyu zenginleşmesi, eğlence amaçlı kullanım, evsel ve endüstriyel uygulamalarda yeniden kullanımı artırılacak. Kurumuş veya gelecekte kuruması muhtemel 35 adet sulak alanın 2030 yılına kadar yüzde 50’sinin arıtılmış atık suların yeniden kullanılmasıyla beslenmesi hedefleniyor. Büyükşehir ve il belediyelerinin içme suyu temin ve dağıtım şebekelerinde kayıp yüzde 25’e düşürülecek. Yağmur suyu hasadı ve gri suyun yeniden kullanımı ise 10 yıl içinde Türkiye geneline yaygınlaştırılacak. İklim değişikliğinin göller, sulak alanlar ve kıyı bölgeleri üzerindeki etkileri ve bunlara ilişkin uyum eylemleri belirlenecek. 
 
Ayrıca, su kaynaklarımızın miktarı ve kalitesinin AB standartlarında izlenmesi, elde edilen sonuçlara göre miktarın korunması ve kalitenin iyileştirilmesine yönelik tedbirleri içeren havza ölçekli yönetim planları uygulanacak. Havza ölçekli yönetim planlarının yanı sıra içme suyu havzalarımızın korunmasına yönelik havza koruma planlarının hazırlanması çalışmaları da devam edecek ve yürürlüğe giren içme suyu havza koruma planlarının uygulanmasının takibine devam edilecek. 25 nehir havzası için Nehir Havza Yönetim Planları, Sektörel Su Tahsis Planları ve Kuraklık Yönetim Planları tamamlanacak. Bütün kuraklık şartlarında su varlığı gözetilerek sektörlere su tahsisi yapılacak, tarım sektörü için tarımsal ürün deseni optimizasyonu yapılacak. Aynı zamanda alternatif su kaynaklarından da azami ölçüde istifade edilmesini hedefliyoruz. Bu manada, kullanılmış suların yeniden kullanımı, yağmur suyu, gri suyun kullanımı gibi “iklim değişikliğine uyum” faaliyetleri de büyük önem arz etmektedir. 

Fotoğraf Galerisi

YAĞMUR SUYUNU KULLANMALIYIZ 
 
Yağmur suyu hasadı; çatı, kaldırım gibi geçirimsiz yüzeylerden akışa geçen yağmur suyunun toplanarak bahçe sulama, sifonlar, araç yıkama gibi amaçlarla yeniden kullanılması veya toprağa sızdırılarak tutulmasıdır. Yağmur suyu hasadı sisteminin kullanılmasıyla günlük evsel kullanım suyunun yüzde 46’sı tasarruf edilebiliyor. Gri su ise evsel kullanımdan kaynaklanan her türlü yıkama sularını içeren ve tuvalet kullanımından kaynaklananlar haricindeki tüm atık suları ifade ediyor. Gri su arıtım işlemi tamamlandıktan sonra sifon, bahçe sulamaları, araç yıkama, zemin temizleme, yangın söndürme ve süs havuzları gibi alanlarda kullanılabilir.
 
Kullanılmış suların yeniden kullanım alternatiflerinin değerlendirilmesi çalışmaları kapsamında ülkemizde 601 atık su arıtma tesisi, 328 tarımsal sulama tesisi, 4 ayrık sistemle toplanan yağmur suyu şebekesi ve 12 soğutma suyu kullanıcısı potansiyel kullanılmış su kaynağı olarak değerlendiriliyor. 
 
Suyun yalnızca miktarının yönetimi değil kalitesinin iyileştirilmesi de önemlidir. Bu kapsamda, durgun sularımızın sürdürülebilir kullanımının sağlanması, kirletici baskı unsurlarına maruz kalan göl ve sulak alanların mevcut su kalitesinin korunması ve iyileştirilmesi için gerekli tedbirlerin belirlenmesi maksadıyla 422 durgun suda çalışmalar tamamlandı. 330 adet durgun suyumuzda söz konusu çalışmalar devam ediyor. Ayrıca baskı ve etkilerin yoğun olduğu sıcak noktalarda alt havza bazında şu ana kadar 13 adet eylem planı hazırlandı, 3 adet eylem planı çalışmaları ise devam etmektedir. Ayrıca içme suyu temin edilen veya temin edilmesi planlanan yer üstü suları ve yer altı suları hem kaynakta hem de içme suyu tesis çıkışında izlenerek bu suların içme ve kullanma suyu olarak kullanabilmelerine ilişkin uygunluğunun takibine devam edilmektedir.
 
SU VERİMLİLİĞİ SEFERBERLİĞİ BAŞLATILDI
Genel Müdürlüğünüz öncülüğünde su verimliliği seferberliği başlatıldı. Bununla ilgili genel olarak neler yapılmakta?
 
Su verimliliği uygulamalarının, değişen iklime uyum sağlanmasında önemli rol oynadığı ve sürdürülebilir su yönetiminin temel öğelerinden biri olduğu ortada. Dolayısıyla su verimliliğinin kuraklığın yıkıcı etkileriyle mücadelede ne şekilde etkinlik gösterdiğinin anlaşılması büyük önem taşıyor. Bugün hâlâ kamuoyunda su verimliliğine ilişkin kavramsal karışıklıkların olduğunu görüyoruz. Su verimliliği ve su tasarrufu kavramları genellikle birbiri yerine kullanılan ancak uygulamada farklılaşan konulardır. Su tasarrufu, su kullanımında kısıtlayıcı uygulamaları ifade ederken su verimliliği suyun kısıtlanmasını değil su kullanımından elde edilen faydanın azami seviyeye yükseltilmesini hedefleyen bir kavram. Yani aynı ürün ve hizmetin daha az su kullanarak elde edilmesi ya da aynı miktarda su ile daha fazla ürün ve hizmet elde edilmesi şeklinde tanımlayabiliriz. Verimli su kullanımı; su kalitesinin iyileştirilmesi, ekosistemlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve içme suyu kaynaklarının korunmasına katkıda bulunarak çevre, halk sağlığı ve ekonomik pek çok fayda sağlamaktadır. 
 
Ülkemizde su kayıplarının azaltılması, yenilikçi ve verimli sulama sistemlerinin kullanılması, bireysel su kullanımında halkın bilinçlendirilmesi, alternatif su kaynaklarının kullanımı gibi uygulamalar su verimliliği ile birlikte ekonomik verimi de artırmaya yönelik stratejilerdir. Söz konusu stratejilere ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması ve uygulamaların yaygınlaştırılması maksadı ile Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi himayelerinde ve Bakanlığımız öncülüğünde 31 Ocak 2023 tarihinde ulusal ölçekli Su Verimliliği Seferberliği başlatıldı.
 
Seferberlik sürecini, etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz iklim değişikliği ve kuraklık riskine karşı su verimliliği kültürünü yaygınlaştırmak ve bütün paydaşlara hızlı ve etkili bir şekilde ulaşmak, su verimliliğini hem ulusal ölçekli politika hem de yaşam kültürü hâline getirmek için etkili bir araç olarak görüyoruz. "Suda Sıfır Kayıp" sloganıyla yürüttüğümüz seferberlik kapsamında ilk olarak “Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033)” Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yayımlandı. Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında önümüzdeki 10 yıl içerisinde kentsel su verimliliği hedeflerine ulaşılması için 39 eylem, tarımsal su kullanım verimliliği hedeflerine ulaşılması için 26 eylem, endüstriyel su kullanım verimliliğinin iyileştirilmesi için 12 eylem ve bütün sektörleri etkileyen su verimliliği bileşenlerinin yaygınlaştırılması için 37 eylem olmak üzere 114 eylem belirlendi. Eylemlerin uygulanması, değişen iklim koşullarına uyumlu su kullanımının sağlanmasına olanak sağlamaktadır. 

Fotoğraf Galerisi

TEDBİRLERİN UYGULANMASI İLE OLUŞACAK KAZINIMLAR BELİRLENDİ
 
Kentsel su verimliliği hedeflerimiz çerçevesinde, içme suyu sistemlerinde su kayıplarının ilk etapta yüzde 25 seviyesine çekilmesine yönelik stratejiler ve eylemler belirledik. Söz konusu hedefe ulaşılması hâlinde Ankara’nın yaklaşık iki yıllık su ihtiyacına karşılık gelen suyu kazanmanın mümkün olduğunu tespit ettik. Bu oranın yüzde 10 seviyesine çekilmesi ise Ankara’nın 5 yıllık su ihtiyacını karşılayacak suyun kazanılması anlamına geliyor.
 
Tarımsal su verimliliği hedeflerimizde tarımsal sulamada randımanın ilk etapta yüzde 60 ve akabinde yüzde 65 seviyesine çıkarılması ile Konya ilinin yaklaşık yarısı kadar ilave alanın daha sulanabilmesi var. Endüstriyel su verimliliği hedeflerimiz ise sanayide verimlilik tedbirlerinin ve temiz üretim tekniklerinin uygulanmasıyla kaynaktan daha az su çekerek yüzde 50’ye varan oranlarda su kazanımı sağlanması. Bu hedef sonucu elde edilecek kazanım, Burdur Gölü’nün hacmine eş değer büyüklükte su miktarının muhafaza edilmesi anlamına geliyor. Bireysel su kullanımın da 2021 yılı ülke ortalaması olan 146 lt/kişi/gün seviyesinden, 2030 yılına kadar 120 lt/kişi/gün, akabinde 100 lt/kişi/gün seviyesine indirilmesi ile bireysel kullanımlarda en az yüzde 30 seviyesinde bir verimlilik elde edilmesi hedeflerimiz arasında yer alıyor. 
 
Yukarıda zikredilen su verimliliği hedeflerine ulaşılması adına “Azalt- Yeniden Kullan- Değiştir” stratejileri belirlenmiş olup söz konusu stratejiler çerçevesinde belirlenen tedbirlerin yaygınlaştırılması çalışmalarına devam edilmektedir. Bütün bunlar; su verimliliği hedeflerine ulaşmak için en basit ve maliyetsiz olandan en kapsamlı olana kadar belirlenen tedbirleri içeren oldukça önemli adımlar. Bu uygulamaların sistematik hâle getirilmesi için öncelikle kamu binalarında olmak üzere bütün sektörlerde Su Verimliliği Sisteminin kurulmasını öneriyoruz. Özel bir birim marifeti ile yapılacak çalışmaların, eğitim ve farkındalık oluşturması da dâhil olmak üzere titizlikle uygulanması gerekmektedir.
 
REHBER DÖKÜMANLARA suverimliligi.gov.tr ADRESİNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ
 
Kentsel, tarımsal, endüstriyel ve bireysel kullanımlar başta olmak üzere bütün paydaşlarımıza yönelik sektörel su verimliliği rehber dokümanları hazırlanarak "Su Verimliliği Seferberliği"nin resmî internet sitesi olan suverimliligi.gov.tr adresinde paydaşlarımızın istifadelerine sunuldu. Okullarda devam edecek su verimliliği eğitimlerini, ülke genelinde su verimliliği farkındalığını yaygınlaştırmayı ve su verimliliğini bir kültür haline getirmeyi hedefliyoruz.
 
Suyun verimli kullanılması konusunda vatandaşlara, kurumlara, sivil toplum örgütlerine hangi görevler düşmekte? Su kullanıcılarına ne mesaj vermek istersiniz?
 
Su verimliliği ile ilgili olarak hepimize önemli sorumluluklar düşmektedir. Örneğin vatandaşlar, suyun verimli kullanımı konusunda bilinçli tüketim alışkanlıkları edinmelidir. Sivil Toplum Kuruluşları, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanımı konusunda farkındalık oluşturmalı, eğitim faaliyetleri düzenlemeli, politika oluşturma süreçlerine katkı sağlamalıdır. Kurumlar tarafından, havza ölçekli su yönetimi ve planlama yaklaşımları uygulama ve takip mekanizmalarıyla desteklenmelidir. 
 
Tarım sektöründe sulama sistemlerinin modernize edilmesi, suyun etkin ve verimli kullanımına yönelik teknolojilerin benimsenmesi gerekmektedir. Sanayi sektöründe verimli üretim süreçlerinin benimsenmesi, su kullanımlarında geri dönüşüm ve yeniden kullanım yöntemlerinin kullanılması önerilmektedir.
 
Dolayısıyla konunun seferberlik çatısı altında birleştirilmesi de dikkate alınarak seferberlik ruhuna uygun şekilde, kurumların, sektörlerin, bölgelerin ötesinde, herhangi bir konuda ayrıma gidilmeksizin bütüncül ve kapsayıcı bir bakış açısı ile değerlendirilmesi, ulusal ölçekte benimsenmesi ve "Suda Sıfır Kayıp" sloganıyla başlatmış olduğumuz "Su Verimliliği Seferberliği"ne tüm kamu kurum kuruluşlarımızın, sektör temsilcilerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın, üniversitelerimizin ve elbette tüm vatandaşlarımızın ulusal sahipleniş ile katılım sağlaması önem arz etmektedir. Sadece tarımda değil, tüm mekânsal planlamalarda “suya göre planlama” yapılması, sürdürülebilir kalkınma için hayati önem taşımaktadır.
 
Doğru su yönetimi ile ülkemizin hem doğal kaynaklarının hem de millî servetinin sürdürülebilirliğinin sağlanacağı, dolayısıyla geleceğimizin teminat altına alınabileceği unutulmaması gereken bir gerçektir.

su tasarrufu su seferberliği