MAYIS-HAZİRAN 2018 / HAYVANCILIK

Buzağı yılında hedef: Sağlıklı anne, sağlıklı buzağı, sürdürülebilir hayvancılık


Müge ÇEVİK     İbrahim BAĞCI 

14.05.2018 

Amacımız yüzde 10-15 civarında olan buzağı ölüm oranını yüzde 5’lere düşürmek. Bunun için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. 81 il müdürlüğümüz ve veteriner kontrol enstitü müdürlüklerindeki uzmanlarımız tarafından yetiştiricilerimize aktif şekilde eğitimler vermekteyiz.
Ülkemizde her yıl dünyaya gelen buzağıların yüzde 10- 15’i hastalıklar, doğum sonrası yanlış bakım ve besleme gibi nedenlerle ölüyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın 2018 yılını “Hayvan Hastalıklarıyla Mücadele ve Buzağı Ölüm Oranlarını Düşürme Yılı” olarak ilan etmesinin ardından harekete geçen Bakanlık yetkilileri, söz konusu oranı yüzde 5’e düşürmek için seferberlik başlattı. Biz de konuya ilişkin çalışmaların ayrıntılarını öğrenmek üzere Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Özhan Türkyılmaz ile bir röportaj gerçekleştirdik.

Türkiye’de buzağı ölüm oranları ve bu ölümlerin nedenleri hakkında bilgi verir misiniz?
2018 yılı içerisinde sayın bakanımız tarafından 2018 yılı hem ‘Buzağı Kayıplarının Önlenmesi Yılı’ hem de ‘Hayvan Hastalıkları ile Mücadele Yılı’ olarak ilan edildi. Bu noktada ülkedeki buzağı kayıplarının en aza indirilmesi yönünde şu anda 81 il müdürlüğümüzde ve veteriner kontrol enstitü müdürlüklerimizde aktif bir çalışma yürütülüyor. Buzağı kayıpları üç farklı şekilde ele alınıyor. Bunlardan ilki doğduktan sonra buzağının ölmesi, ikincisi gebelik döneminde bizim “abort” dediğimiz halk arasında “atık” olarak dile getirilen gebeliğin sona ermesi; yani doğumun gerçekleşmemesi. Üçüncüsü de döl tutmama problemi dediğimiz hayvanın gebe kalamamasıyla ilişkili durum. Bunların hepsini topladığınızda buzağı kayıpları olarak nitelendiriliyor. “Buzağılar neden ölüyor?” diye sorduğunuzda; örneğin e.coli , rota, corona enfeksiyonları gibi birçok enfeksiyona dayalı  ishallerle karşılaşıyoruz. Diğer bir nokta ise solunum yolu veya akciğer yolu enfeksiyonları dediğimiz pneumoni vakaları. Diğer bir konu ise septisemi; yani mikroorganizmalar buzağının kan dolaşımına karışarak burada toksin salgılanmasına neden olması. Bunlardan dolayı buzağıları kaybediyoruz. Şimdi buradaki önemli olan konu şu; anne sağlıklı olsun ki sağlıklı bir buzağı elde edebilelim. Bunun sonucunda da sürdürülebilir hayvancılık sağlansın. Bir hayvancılık işletmesinin sürdürülebilirliği için buzağıların olması gerekiyor ki, bu işletme büyüsün ve devam edebilsin. Çünkü yetiştiricinin yüzünü güldüren, onu sevindiren canlı buzağıdır. Buzağıkaybı yetiştiriciyi üzüyor, yetiştiricinin kaybı da Türkiye’deki hayvancılığı üzüyor. Onun için biz diyoruz ki, “Sağlıklı anne, sağlıklı buzağı, sürdürülebilir hayvancılık”. Bu şekilde bir tema oluşturduk.

BAKIM VE BESLEME ÇOK ÖNEMLİ
Buzağı kayıplarının önlenmesi için neler yapılmalı?
Her ne kadar bakteriyel, viral ve paraziter hastalıklar önemli bir sorun olarak karşımıza çıksa da en önemli konu bakım ve besleme. Yani bizim hayvanlarımızın içinde bulunduğu, yetiştiricilerimizin hayvanlarını besledikleri ahırların, barınakların durumu çok önemli. Barınaklarımızın fevkalade düzgün olması gerekiyor. Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi bir anne şefkatiyle buzağıya yaklaşıp, hayatını devam ettirmemiz gerekiyor. Özellikle akciğer yolu ve solunum yolu enfeksiyonları buzağının geleceğe dönük et ve süt verimini ciddi anlamda etkiliyor; ayrıca gelişme gerilikleri oluşuyor. Bu hastalıkların hepsi bakım ve besleme şartlarının düzgün olmamasından ileri geliyor.

Buzağı doğacağı zaman yetiştiriciye ilk söylediğimiz şey şu; lütfen anne temiz bir ortamda doğum yapsın, dezenfeksiyona çok dikkat edelim. Gerekli temiz altlığımız olsun ve hayvanımız orada doğum yapsın, buzağı temiz ortamda doğsun. Doğduktan sonra da göbek kordonu ile ilgili bakım çok önemli. Çünkü birçok enfeksiyon buzağıya göbek kordonundan bulaşıyor. Göbek kordonuyla ilgili mutlaka gerekli dezenfeksiyonları yapıp, göbek kordonunun temizliğini, bakımını yapmamız gerekiyor. Bakımını eğer düzgün yapmazsak, göbek kordonuna birçok enfeksiyon bulaşıyor ve bunun sonucunda buzağıyı kaybedebiliyoruz.

Ayrıca doğduktan sonra mutlaka ilk iki saat içerisinde buzağıya kolostrum denilen ağız sütünü vermemiz gerekiyor. İlk ağız sütünü içmeyen buzağılarda bağışıklık sistemi gelişmeyeceği için ortamdaki mikroplara açık hale geliyor. Takip eden süreler içerisinde de buzağımızın beslenmesine dikkat etmemiz gerekiyor. Yine buzağımızı mutlaka cereyan olmayan, rüzgar almayan, kuru bir ortamda tutmamız gerekiyor. Her türlü enfeksiyona ortam hazırlayan ıslak, çamurlu, pis ortamlarda buzağıyı tutmamamız gerekiyor, Temiz ortamda yetişen buzağı sağlıklı oluyor. Bu şekilde de hayatını devam ettirmiş oluyor.

Buzağıların kaydının tutulması da çok önemli. Yani doğduğu gün, doğum kilosu, ne kadar ağız sütü aldığı, sonrasında ne kadar süt içtiği, ilk buzağı yemlerinin ne zaman verildiği, ne kadar kilo aldığı kaydedilmeli. Buzağının hayatını sürdürebilmesi adına bizim elimizde de bir veri olması gerekiyor. Büyük çiftlikler veri sistemleri kuruyorlar ama küçük işletmeler de de en azından bir deftere “şu tarihte doğdu, şu kadar süt içti, canlı ağırlığı bu kadar, bir hafta sonra kilosu bu kadar oldu, şu kadar yem yedi” gibi verileri yazarlarsa bu bir takip oluşturur.

Haber Görseli

GEBE HAYVANLAR AŞILANMALI

Sağlıklı bir buzağı olması için mutlaka annenin gebeliğe hazırlığının olması gerekiyor. Gebelik döneminde gerekli aşılamaları yapmamız gerekiyor. Bu Bakanlığımızın programlı aşıları ve bunun dışında bölgeye göre değişen koruyucu aşılamalar olabilir. Sonrasında doğum ve buzağının bakımı, barınma ve hayvan refahı çok önemli. Bu diyagramı sağladığımızda sağlıklı bir buzağı elde etmiş oluyoruz. Aşılama programlarını mutlaka gebe kalacak olan veya gebelik dönemindeki hayvanlarımıza uygulamak durumundayız ki annede bununla ilgili bir bağışıklık sistemi gelişsin ve ilk ağız sütüyle bunu yavruya verebilsin. Bu çok önemli. Buzağı ölümlerinin önlenmesi konusunda bir farkındalık oluşturmak için Eğitim Yayım ve Yayınlar Dairesi Başkanlığı el broşürleri, lifletler hazırladı. Bunlar tüm yetiştiricilerimize, il ve ilçe müdürlüklerimize, hayvancılıkla ilgilenen tüm kesimlere dağıtılacak.

AMACIMIZ HAYVAN SAYISINI ARTIRMAK
Buzağı ölümlerini önlemede hedeflenen oran nedir?
Bakanlığımızın TÜRKVET veri tabanı dediğimiz bir sistemi var. Bu sisteme 0-90 gün arasındaki buzağıların kayıtları zorunlu. 2016 yılı içerisinde yaklaşık 4,5-5 milyon, 2017 yılı içerisinde de 5 milyon civarı buzağıyı sistemimize kaydetmiş bulunuyoruz. Bizim amacımız giderek hayvan sayısını artırmak. Tabii ki hayvan sayısının artması doğacak ve yaşayacak olan buzağıya bağlı. Onun için buzağılarımızı yaşatmalıyız ki her geçen gün sayıları artsın. Sayın Bakanımızın bununla ilgili birçok toplantıda açıklamaları var. Amacımız yüzde 10-15 civarında olan buzağı ölüm oranını yüzde 5’lere düşürmek. Bunun için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. 81 il müdürlüğümüz ve veteriner kontrol enstitü müdürlüklerindeki uzmanlarımız tarafından yetiştiricilerimize aktif şekilde eğitimler vermekteyiz. 2018 Şubat ayında Antalya’da eğiticilerin eğitimini düzenledik. Her ilden bununla ilgili iki veteriner hekimi görevlendirdik. Onlara buzağı hastalıkları, buzağı bakım ve beslemesiyle ilgili eğitimler verdik. Şimdi bu eğitimi alan arkadaşlarımız kendi illerinde yetiştiricilerimize birebir eğitimler veriyorlar. Yoğun bir seferberlik içindeyiz. Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi “Buzağılarımızı kaybetmezsek, hayvan da ithal etmeyiz”. Onun için buzağılarımızı yaşatalım hayvan sayımızı artıralım ki ülkemiz insanları için yeterli gıda materyalini sağlayalım.

Fotoğraf Galerisi

E.COLİYE KARŞI AŞILAMA PROJESİ BAŞLADI

Sayın Bakanımızın talimatlarıyla Kalkınma Bakanlığına “Buzağı Ölümlerinin Önlenmesi İçin Boğa Altı Dişilerin E-Coliye Karşı Aşılanma Projesi”ni sunduk. Bu projeyle gebe tüm sığırlarımızda, e-coli’yle mücadelede kullanılmak üzere tüm il ve ilçe müdürlüklerine aşılar dağıtılacak. Böylece bu hayvanlarda bir bağışıklık oluşturacağız ve bu bağışıklığı yavruya aktaracağız. Böylece e-coli nedeniyle kayıplarımızı ortadan kaldıracağız. Bu üç yılık bir proje ve bu projeyle sağlıklı buzağılarla yolumuza devam etmek istiyoruz.

HEDEF BUZAĞI ÖLÜMLERİNİ YÜZDE 5’E DÜŞÜRMEK
Buzağı ölüm oranlarını yüzde 5’e düşürmekle ilgili takvim hakkında bilgi verir misiniz?
Çalışmalarımız 2018 yılında başladı. Sene sonunda ortaya koyduğumuz hedef rakamla son rakamımızı karşılaştıracağız. Yani 2018 sonunda inşallah belli bir seviyeye düşürmek istiyoruz. 2019’da daha da aşağı düşürmek istiyoruz ve 2020’de yüzde 5’in daha da altına inmiş olacağımızı düşünüyorum. Bu sonuçta bir biyoloji, bir canlı varlık. Hedefimizi net olarak yüzde 5 olarak söylüyoruz ama daha da aşağı ineceğiz. Hedefimize birkaç yıllık bir programla ulaşmayı planlıyoruz.

BUZAĞI DOĞUMLARINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

• Doğum temiz bir ortamda yaptırılmalı.
• Dezenfeksiyona çok dikkat edilmeli.
• Buzağı doğduğunda ilk olarak kuru bir ortama alınmalı.
• Buzağı cereyanda, rüzgarlı ortamda bırakılmamalı ve kurulanmalı.
• Göbek kordonunun bakımı çok iyi yapılmalı.
• Buzağıya mutlaka ağız sütü verilmeli.