KASIM-ARALIK 2021 / ÖZEL HABER

Bakan Yardımcısı Işıkgece: “Bu projeyle kız kardeşliği tüm Türkiye’ye yayacağız”


Hülya OMRAK - Neslihan AKTAŞ     İbrahim BAĞCI 

23.11.2021 


Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda hayata geçirilen “Kız Kardeşim Projesi” ile bugüne kadar bine yakın kadın eğitim aldı. Proje ile üreten kadının ortaya çıkardığı ürünlerin pazarda yer edinebilmesi için eğitim ve danışmanlık desteği veriliyor. 10 ilde hayata geçen proje ile eğitimini alan ve pazarda kendine yer bulan üretici kadınlar çevre illerdeki diğer üretici kadınlara da kız kardeşlik yapıyor. Projenin fikir mimarı Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece Türk Tarım Orman Dergisi okurları için “Kız Kardeşim Projesi”ni anlattı.

Kız Kardeşim Projesi fikri nasıl gelişti, bu Proje ile ne amaçlanıyor?
 
Tek kadın bakan yardımcısı olarak ben göreve geldiğimde, daha önce sektörde geçirdiğim 28 yıllık tecrübede gördüğüm sıkıntıları, burada bu makamdaki çözüm önerileriyle nasıl birleştirebilirim diye kendi içimde düşündüm. Perakende sektöründe 28 yıllık satın almacılık hayatım var. Müşterilerin ne istediğini biliyorum. Müşteri, yerel, yöresel ve coğrafi işaretli ürünleri görmek, onları tatmak, sofrasında bulundurmak, onları yaptığı yemeklerde kullanmak istiyor. Ama bunları almak için de illa o illere gitmek durumunda değil. Dolayısıyla mutlaka bu ürünleri doğru yolla mevzuatına uygun bir şekilde tüketiciyle buluşturma da sıkıntılar olduğunu gördüm. Ben biliyorum, satın almacıyken dağ tepe dolaşıp, bu ürünleri nereden bulabiliriz diye baktığımızda evet Türkiye’nin her tarafı çok zengin, çok eşsiz tatlarla dolu, birbirinden güzel ürünlerimiz var, bu çok cömert bir tabiatta olduğumuzu gösteriyor, bu bizim çok şanslı olduğumuzu gösteriyor. Lakin bunları doğru bir ambalajla, mevzuata uygun, hijyen kurallarına uygun ve bunları üretenlere satış tekniklerini de öğreterek pazara sunmamıza ihtiyaç var. Yani bu emeklerin, bu değerlerin, kadınlarımızın ellerinde yoğurulan bu güzelliklerin tüketiciye ulaşmasıyla ilgili sorun var. 

Haber Görseli

HEP BİRLİKTE ÇALIŞTIK
 
Kadınlarımızı bu anlamda hak ettikleri yere ulaştırmakla ilgili bir dert edindik kendimize. Çünkü biz kadınlarımızın bu emeğini pazarla buluşturursak o zaman bölgeye ekonomi yaratmış olacağız, kadınlarımızın bu konudaki ekonomik özgürlüğü ve bu ürünlerin devamı açısından çok daha ümit ettiğimiz, hayal ettiğimiz bir tabloya doğru erişmiş olacağız. Dolayısıyla fikir buradan çıktı diyebilirim. Hep birlikte çalıştık, özel sektördeki tecrübe buradaki yapılacaklarla birleştiğinde resmi tamamlayıp hep birlikte çok iyi bir sonuca doğru yol aldık, almaya da devam edeceğiz. 
 
Eğitim konuları nasıl belirlendi? 
 
Bakanlığımızda konunun uzmanlarıyla başlıklarımızı belirledik. Yani bizim çok iyi bir hijyen eğitimine, gıda güvenliğine, finansal okur-yazarlığa, etiket – mevzuat bilgisine ihtiyacımız olduğu aşikardı ve bu konunun geliştirilmeye ihtiyacı vardı. Biz zaten erişte, tarhana yapan kadından reçel pişiren kadından aynı zamanda bu konuları da çok iyi bilmesi, sosyal medya ortamında bu ürünleri çok iyi satabilmesi, pazarlama noktasında mükemmel bir beceri gösteriyor olmasını bekleyemeyiz. Bizim mutlaka kız kardeşlerimizi destekliyor olmamız gerekiyor. Dolayısıyla biz bu eksiklerimizi belirledik, 
 
10 başlıkta eğitim konularımızı ortaya çıkardık ve ekibimizle birlikte satır satır bunu da ekleyelim, şunu da çıkartalım, bunu da eklersek çok iyi olur diye tam da piyasanın ihtiyaçlarını düşünerek eğitim dokümanlarını hazırladık ve başladık. Toplam 10 tane ilimizde bu aktiviteyi yaptık.

Haber Görseli

KADINLARIMIZIN AYNILAŞMASINI İSTEMİYORUZ 
Projede bir de Mentorler var. Mentorlerin sürece katkısı nelerdir?
 
İlk etapta 10 tane ilimizde yaptık, şimdi illerimizin sayısını artırarak yolumuza devam edeceğiz. Bu çalışma kapsamında bir Mentor bir de danışman var. Mentorler ürünleri ortaya çıkarıp pazarla buluşturma çabasında olan kız kardeşlerimize şu ambalajı değil de bu ambalajı yapsan daha iyi olur, bu ürünü katma değerli hale de getirip şu hale de soksak daha iyi olabilir diye geliştirmeye çalışıyorlar. Örnek vermek gerekirse Elazığ ilimizde bir kadın girişimcimiz, bir kadın kooperatifimiz domatesi kurutarak toz haline getirmiş. Bu çok güzel bir fikir. Toz haline getirdiğiniz zaman domatesi taze halinden uzaklaştırmış olduğunuz için ömür kazandırmış oluyorsunuz, kullanım alanlarını artırıyorsunuz ve ona çok daha farklı katma değerli bir ürün üretmeye imkân sağlamış oluyorsunuz. Çorbalara katılabilir, yemeklere katılabilir, çok farklı tatlar oluşturulabilir o lezzet kullanılarak. Dolayısıyla biz aynı zamanda kadınlarımıza şöyle de söylüyoruz “aynılaşmayalım”. Aynılaşırsak hepimiz erişte kesip, tarhana yapıp, reçel ortaya çıkarmaya çalışırsak o zaman fiyat savaşlarında kaybediyoruz. Biz müşteriye çözüm olacak farklılıkları, müşterinin hayatını kolaylaştıracak, yaratıcı farklı fikirleri, ortaya alarak müşterin hayatını kolaylaştırmaya ihtiyacımız var. İşte bunu yaptığımız zaman kendimizi piyasadan farklılaştırılmış ve ürüne katma değer katmış ve ürünün satılabildiği fiyatı da daha yukarıya doğru çekmiş dolayısıyla ürünü üreten kişiye de fayda sağlamış oluyoruz. Kullanım alanlarını da artırmış oluyoruz. 

Haber Görseli

MentorÜN GÖREVİ YOL GÖSTERMEK
 
Dolayısıyla biz sadece onlara eksik gördüğümüz, gelişmesi gerektiği konularda değil aynı zamanda onlara farklı ürün üretmeyle ilgili de yol gösteriyoruz. Mentorümüzün görevi bu. Örneğin bu makarnanın ıspanaklısını da yapalım, bu domatesi toz haline getirelim, şu ambalaja koyalım, satış kanalları olarak şurayı tercih etsek bu ürün de iyi olur dediğimiz bir Mentorümüz var. Bir de danışmanımız var. Danışmanımız Tarım ve Orman Bakanlığından tamamen teknik konularda destek vermekte. Çünkü çok mevzuat konuları da var. Dolayısıyla bu konularda onların hemen yanı başlarında bir telefon uzaklığında hem danışman hem de Mentor devreye girerek onları desteklemek, sadece eğitimle sınırlı kalmamak gerekiyor, çünkü iki günlük bir eğitim uçup gidebilir. Bazı şeylerin defalarca söylenmesine ihtiyaç var, defalarca yönlendirmeye ihtiyaç var. O nedenle bu danışman ve Mentor konusunu ortaya çıkardık. Dedik ki illerimiz eksikliklerini tamamladıktan sonra komşu bir iline kız kardeşlik yapsın. Çünkü kadınlarımız imece şeklinde bir dayanışma ile yaşamayı da seviyorlar. Bir ilimiz olgunlaşıp belirli bir seviyeye gelince diğerine kız kardeşlik yapsın. İlde ilk önce bir kooperatif olgunlaşıyor ya da bir kadın girişimci olgunlaşıyor bu iyi bir örnek oluyor diğerlerine. Çünkü pazarda kendisine bir yer açmış oluyor. Böyle böyle o il tam istediğimiz dereceye geldiğinde yandaki bir iline kız kardeşlik yapsın ve bu kız kardeşlik dalgası tüm Türkiyemize yayılsın. Bu ürünler sadece Türkiye’de değil dünyaya da açılsın, bu lezzetleri dünya pazarında da mutlaka yaymamız gerekiyor diye düşünüyoruz. 
 
Projenin kadın üreticilere katkıları ne olacak?
 
Projenin değdiği çok yer var. Proje kırsal kalkınmaya, biyoçeşitliliğe, sürdürülebilir tarıma, kadınımızın cebinin ekonomik olarak rahatlamasına ve bu işlerin sürekli o bölgede yapılmasına olanak sağlıyor. Esas önemli bir diğer konu da biliyorsunuz biz yemek kültürü açısında çok mükemmel bir ülkeyiz. Yemek çeşitliliğimiz, lezzetlerimiz çok zengin. Bizim bir diğer derdimiz de tarımdan kopmasın bu çeşitlilik, bu zenginlik; ve bunlar bizim yemek lezzetimizdeki çeşitlerimizdeki, tariflerimizdeki yerini kaybetmesin. Çünkü böyle olunmazsa tüm dünyada tek düze bir yemek kültürüne geçilecek, bizim bu kültürümüzü gelecek kuşaklara aktarmak, bu mirası onlara emanet etmek gibi bir derdimiz var. Dolayısıyla bu projenin çıktıları bizim için çok önemli. 
 
EĞİTİM SONRASI KADIN ÇİFTÇİLERİN ÜRÜNLERİ ZİNCİR MARKETLERDE YER ALMAYA BAŞLADI
 
Proje ile illerde tarımsal üretimin içinde yer alan girişimci veya kooperatif ortağı olan kadınların katılımı ile Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Balıkesir, Bursa, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, İzmir ve Samsun illeri olmak üzere toplam 10 ilde 1000’e yakın kadın eğitim aldı.
 
Kız Kardeşim Projesi’nin uygulandığı illerde geri dönüşleri çok kısa sürede alıyoruz. İllerde yavaş yavaş ürünler pazara sunulabilir hale geldi. Projede eğitim alan kadın üreticiler kız kardeşleri ile bağlantılar kurarak karşılıklı dayanışma içerisinde işler yaparak deneyimlerini paylaşıyorlar. Mevzuata uygun olarak ürettikleri ürünleri, bazı marketlerle sözleşme imzalayarak ürün satışlarına başladılar. Örneğin Erzurum’da, S.S. Pasinler Kadın Girişimi Üretimi ve İşletme Kooperatifi eğitim sonrası etiketleme işlemlerine başvurdu, Eskişehir’de, Sarıcakaya Kadın Kooperatifi çoğunlukla ilçede yetişen domatesi işleyerek salça üretimi yapıyordu ve ortakların sağlamış olduğu meyve bahçelerinde yetişen nektarinleri marmelat yaparak işlemekteydi. Eğitimlerden sonra ürünlerinin daha iyi pazarlanabilir, market raflarında yer alabilir hale gelmesinin kendi üretimlerinin sürdürülebilirliği ve kooperatiflerinin geleceği için ne kadar önemli olduğunu gördüler. 2020 yılı içinde kurulan kooperatif, dört ay gibi kısa bir sürede Proje kapsamında aldıkları eğitimlerin, projenin önemli bir ayağı olan Mentor görüşmelerinin neticesinde bugün ürünlerini hijyenik, mevzuata uygun şekilde etiketli, barkotlu olarak üretir hale gelmişlerdir. Bursa’da, üretim ve pazarlama ağını geliştiren Evrim Mutlu, diğer eğitimcilerden Çıtrika markası için ham madde temini sağlayarak satış rakamlarını yükseltmiştir. Kendisi de kurutma tekniği ile ilgili diğer katılımcılara bilgi ve teknik paylaşımında bulunmuştur. Ankara’da, Sınırlı Sorumlu Mamak Kadın Girişimi, Üretim ve İşletme Kooperatifi (Makkop) Migros Marketler ile iletişime geçmiş, yapılan görüşmeler sonucunda Migros Marketlerle bir sözleşme imzalamıştır. Sözleşme kapsamında 3000 adet lavanta buketi Migros Marketlerde satışa sunulmuştur, yine sözleşme çerçevesinde yetiştirdikleri sebze-meyvelerin  Migros Market raflarında yer alması sağlanmıştır. 

Kızkardeşim ayseaysinısıkgece