MAYIS-HAZİRAN 2021 / RÖPORTAJ

Gıdada sahtecilik yapanlara hapis cezası


Sema ÖZAY    

23.05.2021 


Gıda, tüm canlıların yaşamsal ihtiyacı. Üretiminden başlayarak depolanması, taşınması, işlenmesi, ambalajlı ya da ambalajsız satışa sunulması ve nihayet tüketimine kadar geçen uzun sürecin sağlıklı devam etmesi için, her aşamasında ayrı koşullar gerektiriyor. Birçok endüstri kolunu da içinde barındıran gıda ve yem sektörünün faaliyetlerini düzenlenme ve denetleme görevini yürüten Bakanlık Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, taklit veya tağşiş ve insan sağlığına zarar verecek fiilleri önlenmek amacıyla “gıda sahtekarlarına” verilen cezaları ağırlaştırdı. Bununla birlikte bir dizi yeni çalışmalar yapan genel müdürlüğün çalışmalarını, Genel Müdür Yardımcısı Selman Ayaz, dergimiz için anlattı.

Gıdada taklit veya tağşiş yapanlara ve insan sağlığına zararlı fiillere uygulanan cezaların artırıldığını biliyoruz. Neler değişti? 
 
Gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme ve yem ile ilgili faaliyet gösteren işletmeciler, kendi faaliyet alanının her aşamasında 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu gereği kanunda belirtilen şartları sağlamak ve bunu doğrulamakla yükümlü. Evet, 4 Kasım 2020 tarihinde yayımlanan 7255 sayılı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun ile gıda veya yemlerde taklit veya tağşiş yapılmasının ve insan sağlığına zarar verecek fiilerin önlenmesi amacı ile verilen cezalar ciddi anlamda artırıldı. Cezaları artırmaktan amacımız caydırıcı olması ve gıdalar aracılığıyla insan sağlığına zarar verilmesini önlemek.
 
Buna göre: Kişilerin hayatını  ve sağlığını tehlikeye sokacak gıdalar, masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılacak ve mülkiyeti kamuya  geçirilerek imha edilecek.  Kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya ürün arz eden (fason yaptıran) işletmecilere, 50 bin -500 bin TL  arasında, yıllık gayri safi gelirinin yüzde 1’i oranında idari para cezası verilecek. Aynı fiilin  3 yıl içinde birinci tekrarında cezalarının alt ve üst sınırlarının iki katı kadar ceza verilecek. İkinci kez  tekrarlanması durumunda gıdayı üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda işletmecisine,  1000-3000 gün adli para cezası  ve 5 yıldan 10 yıla kadar gıda sektörü faaliyetinden men cezası verilecek
 
Bu fiillerde sadece üretici ve ithalatçı değil, perakendecinin de sorumluluğu var. İzlenebilirliği sağlamadan piyasaya arz eden perakende gıda veya yem işletmecisine  5 bin TL’den  aşağıya olmamak ve 500 bin Türk Lirasını geçmemek kaydıyla, fiilden bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün oImazsa fiil tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde 1'i oranında idari para cezası verilecek. İdari para cezaları Bakanlık tarafından uygulanabilecek.
 
Aynı şekilde kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak gıdalar ile ilgili cezalarda da önemli artış sağlandı. İnsan sağlığını tehlikeye sokacak fiillerde, örneğin gıdalara katılması yasak olan ilaç etken maddesi kullanımı, sahte içki üretim ve satışı halinde Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacak. Buna göre: mahkeme kararı ile  ilk uygunsuzlukta 1-5 yıl arası hapis ve  1000-5000 gün arası adli para cezası verilebilecek. 3 yıl içinde tekrarında ise 5-10 yıl faaliyetten men cezasına kadar ağır yaptırımlar getirilerek cezalar caydırıcı hale getirildi. 
 
SALGINA RAĞMEN GIDA DENETİMLERİNİ ARTIRDIK
Covid-19 salgını ülkemizde bir yılını doldurdu. Bu olağanüstü şartlarda gıda denetimleri ve gıda güvenliğine ilişkin neler yapıldı, değerlendirme yapar mısınız? 
 
Dünya genelinde yaşanan koronavirüs salgını nedeniyle, Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatınca hizmetlerin aksamamasına yönelik önemli çalışmalar yapıldı.  Süreç ilk andan itibaren yakinen takip edildi ve ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte yönetildi, yönetilmeye devam ediyor.  2019  yılında gıda işletmelerine yönelik 1 milyon 200 bin denetim yapılmışken 2020 yılında salgına rağmen personelimizin özverili çalışmaları sonucunda yaklaşık 1 milyon 357 bin denetim yapıldı. 
 
Diğer taraftan dünyada yaşanan salgın süreci yeterli ve güvenilir gıdanın stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Ülkemiz kendi kendine yeterlilik konusunda temel tarımsal ürünlerin üretimi ve gıda maddeleri üretiminde dünyada sayılı ülkeler arasında. Ülkemiz salgın sürecinde kendi ihtiyacını karşıladığı gibi özellikle taze meyve ve sebze ihracatını da artırdı. Gıda tedariğinde birçok ülke gibi korumacı yaklaşım göstermedi ve dünyanın beslenmesine katkıda bulundu.

Haber Görseli

ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUN GIDA ÜRETMEK ÖNEMLİ
Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ve ilgili yönetmeliklerin kabul edilişinin üzerinden 10 yıl gibi bir zaman geçti. Genel olarak ülkemiz uygulama bakımından ne durumda? 
 
Türkiye son 20 yılda gıda güvenilirliği konusunda çok önemli aşamalar kaydetti. Çiftlikten Çatala Gıda Güvenilirliği, Kodeks Alimentarius ve AB müktesebatı ile uyumlu mevzuat, tüketiciye güvenilir gıda arzı, tüketici sağlığının yüksek seviyede korunması, tüketici haklarının korunması, sürdürülebilir ve etkin kontrol ve denetim, sektörde haksız rekabetin önlenmesi, ülke ihracatının geliştirilmesi Tarım ve Orman Bakanlığının gıda güvenilirliği politikasının temelini oluşturuyor.
 
AB üyeliğini hedef alan ülkemiz açısından; veteriner hizmetleri, bitki sağlığı, gıda ve yem konularında ulusal mevzuatını AB mevzuatı ile uyumlaştırmak ayrıca dünya ticaretinde kabul gören uluslararası standartlara uygun gıda üretmek büyük önem taşımakta. Gıda güvenilirliğinin sağlanmasında kuşkusuz en önemli husus kontrol ve denetimlerin etkin bir biçimde yürütülmesi. Bu konu hayati öneme sahip.
 
5996 sayılı Kanun öncesinde gıda konusunda Bakanlığımızın yanında Sağlık Bakanlığı ve Belediyelerin de çeşitli konularda yetkili olmaları zaman zaman yaşanan yetki karmaşasına neden oluyordu. Bu kapsamda 13 Haziran 2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Kanun kapsamındaki faaliyetleri yürütmeye, resmî kontrolleri yapmaya, ilgili taraflara görev ve sorumluluk vermeye, koordinasyon sağlamaya yetkili kılındı. Gıda güvenilirliğinin şartı olan izlenebilirliğin sağlanması için, birincil üretim dâhil çiftlikten sofraya gıda zincirinin tüm aşamalarına ilişkin yetki ve sorumluluğun tek bir otoritede toplanması sağlandı.

Haber Görseli

TRANS YAĞ İÇERİĞİ TOPLAM YAĞIN YÜZDE İKİSİNİ GEÇEMEYECEK
 
Tüketicilerin gıdada daha doğru tercih yapmaları adına hazır ambalajlı gıdalarda Beslenme Bildirimi uygulamasını hayata geçirdik. Buna göre gıdanın etiketinde, 2020 yılının başından itibaren geçerli olmak üzere, hazır ambalajlı gıdaların 100 gram veya 100 mililitresi üzerinden enerji ve besin öğelerinin (yağ, doymuş yağ, karbonhidrat, şekerler, protein ve tuz) miktarlarının yer alması zorunlu hale getirildi. Aynı şekilde toplu tüketim yerlerinde alerjen bildirimi 2020 yılı başından itibaren zorunlu hale getirildi. 
 
Yine tüketici sağlığı acısından çok önemli bir düzenleme de trans yağ ile yapıldı. 2021 yılı başından geçerli olacak şekilde gıdaların trans yağ içeriği, gıdanın içerdiği yağın maksimum yüzde 2’si olacak şekilde düzenlendi. 
 
Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın en üst düzeyde korunması adına okul gıdası olarak satılan ürünler için Bakanlığımızdan onay alma şartı getirildi. Okul gıdası olarak satılacak gıdalarda oyuncak veya oyuncak olması muhtemel ambalajlar kullanılması yasaklandı. Okul gıdası olarak satışına izin verilen ürünlerin perakende işletmelerde de satışına imkan tanındı.  Uygulama 22 Kasım 2020 tarihinde yürürlüğe girdi.
 
Bakanlığımız için halkımızın doğru bilgilendirilmesi öncelik taşımaktadır. Bu nedenle gıda ve yemde taklit veya tağşiş ile kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş ve değiştirilmiş gıdalar ile ilgili tüm bilgiler 2012 yılından beri kamuoyuna duyurulmakta. 
 
Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği, Kanun'dan sonra çatı mevzuatı oluşturuyor. Bu Yönetmelik ile 2020 yılında pekmez olmadığı halde pekmez izlenimi veren meyveli şekerli şurup, meyve tatlısı, pekmez şurubu, meyveli şekerli şerbet ve benzeri isimlerle ürünlerin; aroma vericiler veya bal eklenerek bal aromalı şurup, çam aromalı şurup, ballı şurup ve benzer isimlerle bal izlenimi veren ürünlerin ve bitkisel yağ veya diğer gıda bileşenleri kullanılarak peynir izlenimi veren ürünlerin üretilmesi yasaklandı.
 
ADRES “GIDADA DOĞRU BİLGİ” KÖŞESİ
Gıda güvenilirliğinin sağlanması iki taraflı bir süreç. Üreticinin denetlenmesi kadar, tüketicinin duyarlılığı ve doğru bilgiye sahip olması da önemi. Bu konuda çalışmalarınız var mı?
 
Elbette, tüketicinin doğru bilgiye ulaşması beslenme açısından önemli. Bilimsellikten uzak beyanlar; gıdada bilgi kirliliğinin artmasına, tüketici sağlığını ve tüketicilerin beslenme alışkanlıklarını olumsuz yönde etkilemesine neden oluyor. Tüketicilerimizin gıda konusunda doğru bilgilendirmelerine yönelik hazırlanan bu köşe ile tüketicilerimizden değişik yollarla Bakanlığımıza intikal eden konularla ilgili kısa ve net cevaplar verildi. Genel Müdürlüğümüzün web sayfasından, Gıdada Doğru Bilgi köşesine ulaşabilirler.

Haber Görseli

ALO GIDA WHATSAPP İHBAR HATTI DEVREDE
 
Başta 3. Tarım Şûrası kararlarında yer alan gıdada bilgi kirliliğinin önlenmesi, gıda okuryazarlığının artırılması konuları olmak üzere kamuoyunun gıda konusunda doğru bilgilendirilmesine yönelik hazırlanan bu köşe tüketicilerin gıda konusunda doğru bilgilendirilmelerine yardımcı olacağına inanıyorum. Bunun yanında tüketicilerimiz gıda ile ilgili her türlü şikayetlerini 7/24 hizmet sunan Alo Gıda 174 Hattı'na, 0501 174 0 174 numarası üzerinden Alo Gıda WhatsApp İhbar Hattına bildirebilirler.  
 
“ULUSAL GIDA KODEKSİ” PAYDAŞLARLA BİRLİKTE HAZIRLANIYOR
 
Türk Gıda Kodeksi; Avrupa Birliği müktesebatı, FAO/WHO standartları ile uluslararası kabul görmüş bilimsel temellere dayalı yaklaşımlar esas alınarak ülkemizin ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanıyor. Olası fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik riskler göz önünde bulundurularak belirlenen kıstasların bilimsel değerlendirmesi sonucunda mevzuat güncellenmekte.
 
Bakanlığımız da  kodeksin hazırlanmasında ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmaktadır. Bakanlık, uluslararası Kodeks Alimentarius Komisyonunun irtibat noktasıdır ve konu ile ilgili çalışmaları yürütmektedir. Tüm bu hususlar kapsamında Bakanlık Kanun gereği gıda kodeksini hazırlamak üzere Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu oluşturuldu.  Türk Gıda Kodeksi, Türk Gıda Kodeksi Hazırlama Yönetmeliği gereğince üye sayısı 11 olan Ulusal Gıda Kodeksi Komisyonu marifetince hazırlanıyor. Komisyona bağlı olan ve üyeleri Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, ilgili diğer bakanlıklar, Üniversiteler, STK, Tüketici Temsilcileri ve Sektör temsilcilerinden oluşan alt Komisyonlar kuruldu.
 
Her zaman olduğu gibi tüketicilerimizin en üst düzeyde korunması ve sağlıklı bir toplumun oluşturulması adına önümüzdeki dönemde de gıda güvenilirliğinin etkin, sürdürülebilir bir şekilde sağlanması çok disiplinli bir yaklaşımı ve iş birliğini gerektiriyor. Bu paydaşlarımızla iletişim halinde ve yakın bilimsel iş birliği içinde mevzuat çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Ambalaj ceza sahtecilik Alo Gıda taklit