KASIM-ARALIK 2018 / ÖZEL HABER

Şeker Dairesi Başkanı Hasdemir “Ülkemizde tüketilen şekerin tamamı yerli üretim”


Müge ÇEVİK    

26.10.2018 


Şeker Kurumunun kapatılmasının ardından, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde kurulan Şeker Dairesi Başkanlığı, şeker sektörüne ilişkin düzenleyici ve denetleyici görevini sürdürmeye devam ediyor. Şeker pancarı ve şeker üretimine ilişkin tüm gelişmeleri yakından takip eden, üretim ve verimliliği artırmayı hedefleyen Şeker Dairesinin önümüzdeki döneme yönelik çalışmalarını konuşmak üzere Şeker Dairesi Başkanı Dr. Mehmet Hasdemir ile bir araya geldik.

Öncelikle Türkiye’de şeker sektörünün gelişimi ve şu andaki durumu ile ilgili bilgi verir misiniz?

Şeker sektörü Türkiye’de 1923’lü yıllarda başlamış. Molla Ömeroğlu Nuri ve arkadaşları 1923 yılında 600 bin lira sermayeyle Uşak Terakki Ziraat Şirketini kurmuşlar. Bu şirket ilk şeker fabrikasının temelini 1925’te atıp 1926 yılında faaliyete geçirmiş. Eş zamanlı olarak Şeker Fabrikaları AŞ de Alpullu Şeker Fabrikasına 1925 yılında başlayıp 1926 yılının sonlarına doğru faaliyete geçirmiş. Yani ilk şeker fabrikası 1926 yılı sonlarında faaliyete geçmiş. Daha sonra 1933 yılında Eskişehir’de, 1934 yılında Turhal’da şeker fabrikaları kurulmuş. Ülkenin ihtiyaçları arttıkça bu fabrikalar da artarak sayı 33’e ulaşmış durumda. Türkiye’de şu anda 33 tane pancardan şeker üreten şeker fabrikamız bulunmakta. Yine Türkiye’de ilk nişasta bazlı şeker (NBŞ) fabrikası da 1986 yılında Adana’da kurulmuş. Zamanla onların da sayısı artmış ve şu anda 10 tane NBŞ üreten fabrikamız var.

Ülkemizdeki pancar şekeri üreten toplam 33 fabrikanın bir kısmı kamuya ait Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi (Türkşeker) bünyesinde. Geri kalanı da özel sektörün ya da pancar üreticileri kooperatiflerinin fabrikalarıdır. Bu sene Türkşeker AŞ’ye ait olan 25 şeker fabrikasından, 13’ü özelleştirilmiştir. Bu durumda, özel sektörün payı artmakla birlikte, kamunun şeker üretimindeki rolü hala önemli düzeyde devam etmektedir.

Türkiye’deki şeker sektörüne yönelik en önemli düzenleme, 2001 yılında 4634 sayılı Şeker Kanunu’nun yayımlanması ile olmuştur. Bu Kanun ile birlikte, düzenleyici ve denetleyici bir organizasyon olarak Şeker Kurumu oluşturulmuştur. Şeker Kurumu faaliyetlerine, 2017 yılı Aralık ayına kadar devam etmiştir. 2017 yılından sonra çıkartılan bir KHK ile Şeker Kurumu kapatılarak tüm görev ve sorumlulukları mevcut personeli ile birlikte Bakanlığımıza verilmiştir. Bunun üzerine Bakanlığımız da bir süre Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğümüz uhdesinde çalışmalarını sürdürmüş, daha sonra 28 Nisan 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7139 sayılı Kanun ile ana hizmet birimi olarak Şeker Dairesi Başkanlığı kurulmuş ve 28 Mayıs tarihinde idari kadroların atanmasıyla birlikte teşkilatlanma sürecini tamamlamıştır. Halen bünyemizdeki iki daire başkanlığı ve yaklaşık 70 personeliyle, 4634 sayılı Kanun ile Bakanlığımıza verilen görevleri yürütmektedir.

Böylece şeker sektörü,  81 ilde ve ilçelerinde teşkilatı olan bir Bakanlık bünyesinde daha güçlü bir mekanizma ile yönetilmeye başladı. Bu yönetim yapısı, sektörün ihtiyaç duyduğu denetim ve düzenleme rolünün daha etkin bir şekilde yerine getirilmesine önemli katkılar sağlayacak.

Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı teşkilatları, bu görevi sadece şekerin yönetimi olarak ele almamakta. Bizim için şeker; tohumun tarlaya ekilmesinden hasada kadar yetiştiriciliğin takibini, elde edilen ham maddenin fabrikalarda uygun koşullarda işlenerek güvenilir ürünlerin elde edilmesini, yan ürünlerin başta hayvancılığın yem ihtiyacı yanında enerji kaynağı olarak kullanılmasını kapsayan tüm süreçleri içermekte. Bu nedenle Bakanlığımız şekeri, sonuç odaklı nihai bir ürün olarak yönetmekten ziyade, süreç odaklı olarak tüm aşamalarını sevk ve idare etmekte.

Haber Görseli

ŞEKER PANCARI ÜRETİMİ ARTMAKTA

Türkiye’de şeker üretiminin yıllar içinde azaldığına dair iddialar var. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizde şeker ya da pancar üretiminde bir azalma söz konusu değil. Son 15 yılda şeker pancarı üretimimiz yüzde 28 arttı. 16,5 milyon ton olan pancar üretimi, 21 milyon tonun üzerine çıktı.  Pancar ekim alanları kısmen daralmakla birlikte, birim alandan elde edilen pancar verimi yüzde 50 oranında artırılarak daha fazla üretim miktarına ulaşıldı. Geçmiş yıllarda Türkiye’de ortalama dekar başına 3,5-4 ton olan pancar verimi şu anda 6 tonun üzerinde. Verimde sağlanan artış ile toplam pancar üretimi yükselmiş olup ülkemizin ihtiyaç duyduğu şekerin yüzde 95’i pancardan üretilmekte.

Şeker üretimine gelecek olursak; şeker üretimi kota ile yapılan bir üretim. Ancak kota sistemi üretimi sınırlandırmaktan ziyade, arz güvenliğini korumak ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu şekeri yurt içinden elde etmek üzere kullanılan bir sistem. “Tükettiğin kadar üret” anlayışı ile şeker kotaları tahsis edilmekte. Ayrıca, yüzde 5 oranında güvenlik stoku olarak da şeker kotası belirlenerek, her yönüyle arz güvenliğimiz tesis edilmekte.

1 Eylül itibariyle başlayan 2018/2019 pazarlama yılına ait şeker kotaları, Sayın Cumhurbaşkanımız kararıyla belirlenmiş olup bu dönemde nişasta bazlı şeker kotaları yarı yarıya azaltıldı. Daha önce toplam şeker içerisinde yüzde 10 olarak uygulanan NBŞ kotası, yüzde 5’e çekildi ve oluşan kota farkı pancar şekerine verildi.  2018/2019 pazarlama yılına ilişkin şeker kotaları toplamı 2 milyon 700 bin ton olarak belirlendi. Bu miktarın 2 milyon 565 bin tonu pancar şekerine, 135 bin tonu ise NBŞ üretimine tahsis edildi.

PANCARDAN ŞEKER ÜRETEN 5’İNCİ ÜLKEYİZ

Ülkemizdeki şeker pancarı ve şeker üretim miktarımız ne kadar?

Ülkemizde kristal şeker, pancardan üretilmekte. Dünyanın büyük bir kısmı ise şeker kamışından elde ediyor. Dünyada üretilen kristal şeker üretimi yaklaşık 180 milyon tona ulaşmış olup bu şekerin yüzde 77’si kamış, yüzde 23’ü pancar kaynaklı. Ülkemiz pancardan şeker üreten ülkeler arasında 5’inci sırada. Bizim önümüzde Rusya, Fransa, Almanya, ABD var.
En önemli şeker üreticisi ülke 40 milyon ton kamış şekeri üretimi ile Brezilya. Arkasından 20,5 milyon tonla Hindistan geliyor. Onu 9,9 milyon tonla Tayland izliyor. Ondan sonra da Çin ve ABD gibi ülkeler geliyor. Biz burada hem şeker kamışı hem de pancardan elde edilen şeker, yani toplam sakaroz üretimi yönünden dünyada 14’üncü sıradayız ve bizim de yaklaşık 2,5 milyon tonluk bir üretim miktarımız var.

Tüm dünyada ham madde maliyetinin düşüklüğü nedeniyle, şeker kamışından elde edilen şekerin maliyeti, pancar şekerinin çok altında. Bu nedenle Avrupa ülkeleri, Rusya ve benzeri pancar üreten ülkeler, pancar şekeri konusunda korumacı bir yaklaşımla iç piyasalarını korumaktalar. Ülkemizde de şeker ithalatında uygulanan yüzde 135 gümrük vergisi ile yurt içi üreticilerimiz ve çiftçilerimiz korunmakta.

Türkiye’de şeker, milli ve stratejik bir sektör.  57 ilimizde 110 bin çiftçimiz şeker pancarı tarımı yapıyor ve yaklaşık olarak 21 milyon ton pancar üretiyor. Bu üretilen pancardan da yaklaşık 2,5 milyon ton şeker elde ediliyor. Üretilen şekerin piyasa değeri 8,5 milyar TL. Pancardan şeker dışında elde edilen yan ürünlerin piyasa değeri de 1 milyar TL. Bunlarla birlikte toplam piyasa değeri 9,5 milyar TL oluyor. Yine bu sektörde şu anda 10 bin işçi istihdam ediliyor. Pancar hasat dönemlerinde ve kampanya dönemlerinde fabrikalarda yaklaşık 20 bin kişi de geçici olarak çalışıyor.  Pancar ekiminden hasadına kadar geçen sürede 100 binin üzerinde işçi tarlada çalışmakta. Sektörde 30 milyon tona yakın bir nakliye sirkülasyonu oluyor. Bu da nakliye sektörüne önemli bir katkı sağlıyor. Ayrıca şeker üretimi sonucunda ortaya çıkan 5,6 milyon ton küspe ve 860 bin ton melas, yem sektörümüze önemli bir girdi oluşturarak hayvancılığımıza katkı sağlıyor.

Fotoğraf Galerisi

Şeker ihracat ve ithalat rakamları hakkında bilgi verir misiniz?

Türkiye yurt içi ihtiyacını yurtiçi üretimle karşılamayı, gerektiğinde ihracat amaçlı üretim yapmayı hedefleyen bir ülke. Bununla birlikte gıda sektörü, önemli gelişmeler göstererek dünyanın çok farklı ülkelerine ihracatta bulunmakta. Bu yapıda imalatçı-ihracatçılarımız, uluslararası rekabetlerini devam ettirme adına, zaman zaman yurt dışından daha düşük fiyatlarla şeker ithal edebilmekte. Bu ithalat dahilde işleme rejimi kapsamında, ihracat amaçlı olarak yapılmakta. Yurt içi tüketim için şeker ithalatı söz konusu değil.

Ayrıca kota sisteminde “C şekeri” olarak tanımlanan ihraç amaçlı şeker de üretilerek, ihraç edilmekte. Bu verilere bakıldığında, doğrudan yurt dışına yaptığımız şeker ihracatı yıllara göre 50 bin ton ile 217 bin ton arasında değişmekte. Ama imalatçı firmaların burada işledikten sonda yurt dışına sattıkları ürünlere yönelik olarak ihraç ettiğimiz şeker miktarı, 2009 yılında 67 bin ton iken 2017 yılında 306 bin tona ulaşmıştır. Yani yaklaşık 5 kat bir artış var. Gıda sektörü yurt dışına önemli miktarda ihracat yapıyor. Dolayısıyla bunların da ihtiyaçlarını bir şekilde karşılamak gerekiyor.

Ayrıca NBŞ fabrikalarımız, dünyanın birçok ülkesine ihracat yapmakta. 2002/2003 pazarlama yılında 58 bin ton NBŞ ihracatı, 2017/2018 pazarlama yılında 327 bin tona yükseldi.  Nişasta sektöründe yaşanan bu gelişmeler, ülkemizde mısır üretiminin artmasına da önemli katkılar sağladı. Bu sektörde, yaklaşık 1,4 milyon ton mısır kullanılmakta. Daha önce 2,1 milyon ton olan Türkiye mısır üretimi, son yıllarda 6 milyon tonun üzerine çıktı.

NBŞ KOTASI YÜZDE 50 AZALTILDI

NBŞ üretimi de pancar şekeri gibi kotaya tabi olarak üretilmekte.  Ülkemizde yer alan 5 şeker fabrikası toplam şeker kotasının yüzde 5’i kadar belirlenen kota çerçevesinde yurt içine yönelik üretim yapabilmekte. Ayrıca kotası olmayan fabrikada, sadece ihracat amaçlı olarak NBŞ üretimi gerçekleştirilmekte.  

Haber Görseli

Şeker fabrikalarının özelleştirilme sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Özelleştirme düzenlemelerinde; alıcılara mevcut çiftçilerle asgari 5 kampanya dönemi boyunca pancar üretim sözleşmelerini devam ettirme zorunluluğu getirilmiştir. Bu düzenleme ile mevcut tüm çiftçilere pancar üretim sözleşmelerini devam ettirme imkânı sağlanmıştır. Diğer taraftan, fabrikalara da üretime devam etme zorunluluğu getirilmiştir. Özelleştirme modeli çerçevesinde temel hedeflerden birisi de fabrikaların karlı ve verimli bir şekilde pancardan şeker üretimine devam etmelerinin sağlanmasıdır. Bu amacı gerçekleştirmek üzere, ilgili mevzuatta gerekli düzenlemeler yer almaktadır.

Diğer taraftan, Şeker Dairesi Başkanlığımız doğrudan fabrikaları yöneten bir kurum değil. Özeleştirme süreci, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yönetilmekte. Ama devletimizin özelleştirme sürecinde tüm tarafların hak ve yükümlülüklerini koruyacak tedbirleri aldığını biliyor ve bu süreci yakından takip ediyoruz.

ŞEKER SEKTÖRÜNÜN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Sektöre ilişkin hedefleriniz nelerdir?

4634 sayılı Şeker Kanunu ile Bakanlığımıza verilen şeker piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi görevini etkin bir şekilde yerine getirmeyi hedefliyor, şeker şirketlerinin Cumhurbaşkanımız tarafından belirlenen kotalara uygun olarak faaliyette bulunmalarına yönelik gerekli düzenlemelerde bulunuyoruz. Bu amaçla teknolojiyi de kullanarak, izleme-denetim faaliyetlerimizi etkinleştirecek mekanizmalar oluşturuyoruz.

Bunun yanında konuşmamın başında da söylediğim gibi Tarım ve Orman Bakanlığı olarak üretimin sürdürülebilirliğini temin ederek arz güvenliğimizi sağlamak durumundayız. Toprak ve iklim şartları, su kısıtı, verimlilik ve maliyetleri dikkate alarak, gelecek nesillerimizin ihtiyaç duyduğu şekeri üretecek planlamalar yapmaktayız.  Bakanlığımızca uygulanmaya başlayan havza bazlı modele uygun olarak pancar ekim sahalarına yönelik çalışmalar yürütüyoruz.
Nüfus artışımız ile toprak ve su kaynaklarımızı dikkate alarak, Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı olan 2023’te ve Anadolu’yu vatan yaptığımız tarihin bininci yılı olan 2071’de ihtiyaç duyacağımız şekerin üretimini karşılayacak planlamalar yapıyoruz.
Bu planlamalarda, çiftçilerimiz, pancar şekeri ve nişasta bazlı şeker fabrikalarımız ile şekerli mamul üreticileriyle güçlü bir iş birliği ağı oluşturmayı amaçlıyoruz.
Ayrıca değişen tüketici tercihleri yanında, gıda sektörünün ihtiyaç duyduğu şeker ham maddesinin uygun bir şekilde temini yanında, sektörün verimliliğinin artırılmasına yönelik araştırma ve geliştirme çalışmaları başlatacağız. Bunun yanında, yerli pancar tohumunun geliştirilmesi, pancar ve şeker üretim maliyetlerinin azaltılması konularında Bakanlığımızın ilgili birimlerle iş birliği halinde çalışmalar yürüteceğiz.
En büyük hedefimiz, sektörde arz ve talep dengesini koruyarak, ekonomik ve ekolojik açıdan sürdürülebilirliğin sağlanmasıdır. Bu doğrultuda, bir taraftan münavebeye uygun bir şekilde sözleşmeli olarak ham maddeyi çiftçi şartlarında ürettirmek, diğer taraftan uygun fiyatlarla ihtiyaç duyduğumuz şekerin piyasalara arzını sağlamak amacındayız.

Mehmet Hasdemir Şeker Dairesi NBŞ şeker şeker pancarı