OCAK-ŞUBAT 2018 / AYIN KONUSU

Örtüaltı üretimde ülkemizde ve AB’de örgütlenme


Dr. M. Erhan EKMEN    

14.03.2018 

Dünya tarımında bir endüstri dalına dönen örtü altı yetiştiricilik tarımdaki teknolojik gelişmelerin öncelikle uygulandığı alanların başında gelmektedir.
Gıda talebinin hızla arttığı günümüzde; seralarda mevsimi dışında ilave üretim yapılması talebin karşılanmasına büyük katkı sağlamaktadır. Seralarda sağlanan kontrollü yapay yetiştirme ortamlarında daha az riskle, üretim daha verimli, kaliteli ve erkenci yapılarak birim alandan daha fazla ürün ve kazanç sağlanabilmektedir.

Örtüaltı yetiştiriciliğindeki bu gelişim örgütlenmeyi de etkilemiştir. 5200 sayılı Üretici Birlikleri Kanunu kapsamında 2006 yılından sonra 17 Örtüaltı Sebze Üretici Birliği kurulmuştur. Bunlardan ancak 8 tanesi faaliyetini sürdürmektedir. Burada en önemli sorun pazara doğrudan satış ve girdilerin temininde yaşanmaktadır. Bu açıdan bakınca sahada kooperatiflerin daha etkili oldukları görülmektedir. Seracılıkta sorun üretimden daha çok pazarlamada yaşanmaktadır. Özellikle sebzede ürünlerinin büyük kısmı ya komisyoncularca hallere gönderilmekte ya da tüccarlarca doğrudan toplanmaktadır. Daha sonrasında ise perakendeci haller, semt pazarları, seyyar satıcılar, süpermarket, manav gibi diğer aracılar devreye girmektedir. Yani üretici pazara çıkmadan ürününü elden çıkartmaktadır. Gıda sanayinde kullanılan üründe sözleşmeli üretim yapılsa da çoğu zaman bu sistem üreticinin hakkını koruyamamaktadır. İhraç edilen ürünlerde ise; kazanç kısmı genellikle üreticiye yansımazken, sorun çıktığı zaman doğrudan üretici etkilenmektedir.

SÜS BİTKİSİNDE ÜRÜNLER KOOPERATİFLER ARACILIĞIYLA PAZARLANIYOR

Süs bitkisi üreticileri bu yönden büyük avantaj oluşturmuşlardır. Çok önemli bir çoğunluğu pazarlama görevi yapan çiçekçilik kooperatiflerine ortaklardır. Ürünlerinin tamamına yakını kooperatifler aracılığıyla pazara sunulmaktadır. Burada AB’dekine benzer bir yol izlenmekte, kooperatiflere ait mezatlarda açık eksiltme yoluyla satışlar yapılmaktadır. Böylece fiyat arz-talep dengesine göre belirlenmekte ve kaliteye bağlı olarak üretici açısından en iyi fiyata ulaşılmaktadır. Üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği ve kooperatifin piyasada güç sahibi bir aktör olarak yer aldığı bu tip oluşumların bütün sektörlerde gelişmesi gerekmektedir. Bu konuda ülke çapında bilinen başarılı kooperatifler bulunmaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında Bakanlığımız tarafından kuruluşları yapılan Bademli, Bayındır ve Alaşehir’deki Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri örnek olarak verilebilir. Yine aynı Kanun kapsamında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından kuruluşları yapılan yaklaşık 2 bin 300 üreticinin ortağı olduğu 21 Yaş Meyve Sebze Pazarlama Kooperatifi bulunmaktadır. Bunların üretim dolayısıyla tedarik ve seracılık alanında etkin olmadıkları, pazarlamada arzulanan seviyeye ulaşamadıkları görülmektedir. Piyasaya hakim olabilmeleri için, bölgelerinde örtü altı üretim yapan Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri ile iş birliği yapmaları sağlanmalıdır.
Sektörde ayrıca dernek statüsünde bulunan Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERABİR) önemli faaliyetler göstermektedir. Türkiye'de sera yatırımlarının ve üreticiliğinin sürdürülebilir gelişmesi ve sera ürünlerinin ulusal ve küresel rekabet üstünlüğü için gerekli çalışmaların yapılması, üyeler arasında iş birliği sağlanması, ileri teknolojilerin geliştirilmesi, tanıtılması ve uygulamaya aktarılması, üyelerin gelişmelerden haberdar edilmesi ve toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla 2007 tarihinde kurulan derneğin 80 üyesi bulunmaktadır. Ülkemizdeki yüksek teknolojiye sahip modern seraların yüzde 75'inin bir araya geldiği derneğe, sadece topraksız tarım yapan seralar üye olabilmektedir. Dernek üyeleri ürettikleri yüksek kaliteli ürünün yüzde 70’ini ihraç etmektedir.
Bu arada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’ne bağlı iştiraklerden biri olarak 1989 yılında kurulan plastik sera örtüsü üreten şirketten de bahsetmekte fayda bulunmaktadır. Özellikle sera üreticisi ortaklarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere faaliyet gösteren şirket, kooperatiflerin tedarikte nasıl etkin olabileceklerini gösteren güzel bir örnektir.

ÖRTÜALTI ÖRGÜTLENMESİNDE AVRUPA ÖRNEK ALINABİLİR

Örtüaltı üretim yapan üreticiler ya üretim ya da pazarlama yapan örgütler altında bir araya gelerek faaliyet göstermektedirler. Halbuki bu örgütlerin entegre iş birlikleri kurarak AB’deki emsal kooperatifler gibi piyasada daha etkili ve güçlü olmaları mümkündür. Bir de bu örgütler tarafından işletilen mezatlar oluşturulabilirse özellikle seracılık yoluyla elde edilen kaliteli ve çeşitli ürün doğrudan tüketiciye ulaştırılabilir. Bir yandan üreticinin, diğer yandan da tüketicinin kazandığı bu sistemler gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Örneğin; Hollanda’da çiçek sektöründe çoğu serada üretim yapan 4 bin 500 üreticinin ortağı olduğu “Royal Flora Holland” adlı kooperatif sahip olduğu 6 mezat ile yılda 4,5 milyar avro ciro yapmaktadır. Kooperatif sayesinde uluslararası ticaretin yüzde 60’ından fazlasını gerçekleştiren Hollanda, dünyada lider durumundadır.
AB’de benzer durum meyve ve sebze sektöründe görülmektedir. Mezatlar sayesinde hem üretim kaynakları piyasanın talebine göre planlanabilmekte, hem de ürün hak ettiği değerde satılmaktadır. Sonuç olarak, AB ülkelerinde meyve ve sebze piyasalarında kooperatiflerin pazar payları yüzde 50’ler civarında, bazı ülkelerde ise yüzde 75’in üzerindedir. Bu pay içinde seralardan üretilen ürün miktarı da talep baskısı nedeniyle giderek artmaktadır. AB’de ve komşu ülkelerde hızla büyüyen bu pazarda daha fazla yer alabilmek, özellikle seracılıktaki üretim teknolojisi düzeyimizi ve iklimsel potansiyelimizi rekabet avantajına çevirebilmek ve en önemlisi ülkemiz insanına daha ucuza, daha kaliteli gıda sunabilmek üretim ve pazarlama yapabilen örgütler sayesinde olacaktır.