KASIM-ARALIK 2023 / COĞRAFİ İŞARETLERDEN HABER VAR

Coğrafi işaretli tarım ürünlerimizden pirinç


Bakiye KILIÇ ONUK    

22.02.2024 


Ülkemiz coğrafi işaretli ürünler açısından oldukça zengin bir kaynağa sahip. Bölgesine göre tadı, kokusu, şekli ve pişme süreleri farklılık gösteren coğrafi işaretli ürünlerden biri de pirinç. Coğrafi işaret alarak tescillenmiş 6, tescil almak için başvurusu yapılan 5 pirincimiz var. Bu sayıda tescillenmiş ilk üç pirincimizi hikâyeleriyle kısaca tanıyacağız.

Buğdaygiller familyasının bir üyesi olan çeltik (Oryza sativa L.) su içinde, bataklıkta yetişen tek tahıl bitkisidir. Çeşitli metotlarla işlenerek pirince dönüşür. Antartika hariç her kıtada, daha çok da Asya kıtasında yetiştirilir (Taşlıgil ve Şahin, 2011). Çeltiğin dünya genelinde farklı damak tatlarına hitap eden çok sayıda türleri vardır.
 
Yapılan araştırmalarda, subtropikal iklim koşullarında ve Çin’de kültüre alındığı, anavatanının Güneydoğu Çin olduğu, yetiştiriciliğine başlanıldığı dönemlerde de Batı Afrika’da bilindiği ifade edilmektedir. İlk olarak MÖ 3000’li yıllarda yetiştirilen çeltiğin Avrupa’ya gelişi Ortaçağ’a rastlar. Türkiye’de çeltik tarımının yaklaşık 500 yıllık bir geçmişinin olduğu bilinmekle beraber, tarımın ilk olarak nerede ve ne zaman başladığına dair kesin bir kanıt yoktur. Anadolu’ya 15. yüzyılda Mısır’dan gelerek güneyden girdiği ve ilk ekimlerin Kastamonu ilinin Tosya ilçesinde yapıldığı görüşü hâkimdir (Taşlıgil ve Şahin, 2011). 
Pirinç dünya mutfağında önemli yere sahiptir. Pilavı, salatası, çorbası, tatlısı, böreği, dolması, unu, nişastası yapılır. Birbirinden farklı birçok yemek tarifinin içinde yer alır. Türk mutfağında pilav denince ilk akla gelen pirinçtir.  Ayrıca, gluten içermeyen ürün, glutensiz diyetin ve çölyak hastalarının tercih ettiği bir tahıl çeşididir. 
 
AB YOLUNDA “İPSALA PİRİNCİ”
 
Keşan Ticaret ve Sanayi Odasının başvurusu ile 2 Mayıs 2016 tarihinde menşe adıyla tescillenmiştir. İpsala Ovası'nda yetişen çeltiklerden elde edilen pirinç; iri tane yapısında olup camsı ve mat görünüştedir. Piştiğinde pilavı farklı bir lezzet ve aromaya sahip olur. Ayrıca İpsala pirinci için AB coğrafi işaret başvurusunda bulunulmuştur. 
 
Evliya Çelebi’nin överek bahsettiği İpsala Ovası, günümüzde daha çok çeltik ürünü ile anılmaktadır. İpsalalı şair İsmail Sirke’nin 1950’li yılların ortalarında belirttiğine göre “Yirmi sene öncesinde İpsala’da, çeltiğin ne olduğunu kimse bilmezken, bugün için herkes çeltik ekmektedir. Bunlardan sermayesi olmayanlar, üç beş kişi bir araya gelip binbir zorluk ve meşakkate katlanarak çeltik ekerler. Meriç ve Ergene Nehir altları ve göl ayakları hep çeltik yeri olarak kullanılmaktadır.” Bu satırlardan anlaşılan, İpsala’da çeltik ekimine 1930’ların ortalarında başlanılmıştır (Kayıcı, 2017).
 
Günümüzde baldo gibi yeni tip pirinçler tanınmadan önce 1950 ve 1960’lı yılların ünlü kulaklı pirinçlerinin başlıca yetişme alanı da İpsala Ovası’dır. Bu ovaya can veren Meriç Nehri, bazı vakitler taşkınlar ile İpsala ve civarına zarar da vermiştir. Yaşanan en büyük taşkınlardan birisi 18 Ocak 1958’de yaşanmış, İpsala Ovası’nda geniş bir çeltik üretim alanı sular altında kalmıştır. Sorunları bir araya gelerek çözmek isteyen İpsalalı çeltik üreticileri de 1949’da bir araya gelerek, amacı "Türkiye’de çeltik ziraatini diğer Avrupa memleketlerinde olduğu gibi tedricen fenni ve teknik esaslar dairesinde inkişaf ettirmek ve çeltik ziraatini hava değişikliklerine ve tesadüfe bağlı bir tarih ve tecrübe oyunu şeklinden kurtarmak suretiyle hem memlekete hem de çeltikçilere faydalar sağlamak" olan, merkezi İpsala’da bulunan Trakya Çeltikçiler Derneğini kurmuşlardır. Çeltik, bugün ilçenin en önemli gelir kaynağı olmasının yanı sıra tanıtımı için de önemli markasıdır (Kayıcı, 2017).

Haber Görseli

DEVREZ SUYUYLA TATLANAN “TOSYA PİRİNCİ”
 
Tosya Belediye Başkanlığının başvurusuyla 8 Kasım 2017 tarihinde menşe adıyla tescillenmiştir. Türk Gıda Kodeksi Pirinç Tebliği'ne göre orta taneli pirinç sınıfında yer alan Tosya pirincini Sarıkılçık yerel çeşidi oluşturmaktadır. Devrez Vadisi’nde yetiştirilen çeltikler ayırt edici özelliğini, kar sularının erimesiyle oluşan Devrez Çayı’nın suyuyla sulanmasından almaktadır. Tosya Pirinci Trakya ve Karadeniz de farklı bir ekolojide yetiştirildiğinde aynı kalitede ürün elde edilememektedir. 
 
Osmanlı İmparatorluğu kayıtlarına göre; XVI. yüzyılda Tosya kazasında çeltik ziraati yapılmış hatta 1719-1720 yılında Tosya şehrinden dışarıya pirinç ihraç edilmiştir. XVI. yüzyıla ait kayıtlarda Anadolu’nun pirinç merkezleri arasında Beypazarı, Niksar ve Boyabat’la birlikte Tosya’nın da adı geçer. Ayrıca özellikle kayıtlarda Devrez Çayı boyunca uzanan vadi tabanında padişah hassı olarak ayrılmış olan lezzetli pirinçlerin elde edilmesi için çeltik üretiminin yapıldığı bilinir. Türkiye’de ilk çeltik fabrikası 1926 yılında yine Tosya’da kurulmuş olup Cumhuriyetin ilanından önce sadece Kastamonu, Maraş, Diyarbakır ve Bursa illerinde az miktarda çeltik yetiştiriciliğinin yapıldığı ve üretimin daha çok büyük şehirlerdeki varsıl ailelerce tüketildiğine ilişkin literatürde ifadeler yer alır.
 
Bölgedeki pirinç tarımını ve ekonomiyi canlandırmak için her sene ağustos ayında "Geleneksel Tosya Pirinç Festivali" düzenlenir.

Haber Görseli

BÖLGESİNİN YILDIZI “KARACADAĞ PİRİNCİ”
 
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odasının başvurusu ile 28 Mart 2018 tarihinde menşe adıyla tescillenmiştir. Karacadağ çeltiği tarımında kullanılan sulama suyunun özellikleri diğer kültür çeltiklerinden farklılık gösterir. Kültür çeltikleri 15 santigrad derecenin üzerindeki sıcaklığa sahip sulama suyu ile yetiştiriciliği yapılırken Karacadağ çeltiği kış mevsiminde yağan karların erimesiyle göletleri dolduran sular ve kaynak suyu ile sulama yapıldığından 5-10 santigrat derecedeki su ile yetiştirilir. Pişme esnasında tanelerin su çekme kabiliyeti yüksektir. Lapalaşma ve yapışkanlık özelliği görülmez. Pirinç taneleri pişme esnasında dağılmayıp şeklini korur. Tane bünyesindeki yüksek protein ve yüksek nişasta ürünü lezzetli kılar. 
 
Karacadağ yöresi, çeltik tarlalarının yüksek verimi nedeniyle halk arasında "Küçük Çin" olarak isimlendirilir (Parlayan Özalp, 2013). Karacadağ çeltiği; volkanik Karacadağ eteklerinde bazalt siyah taşların arasında, çoğunlukla herhangi bir toprak işlemesi yapılmadan ve herhangi bir kimyasal kullanılmadan, aynı tarlaya bir yıl ekilip diğer yıllarda dinlendirilme şeklinde dönüşümlü olarak yetiştirilir. Üretilen çeltik genel olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde tüketilir (Öktem ve Dal, 2014). Karacadağ Pirinci eskiden hükümdarların yemek ziyafetlerinde kullanılırken günümüzde düğün ve bayram etkinliklerinde ve günlük yaşamda et ya da tavukla birlikte sofralarda boy göstermektedir. Karacadağ çeltiği saf olmayıp birçok farklı bitki tipini içeren bir popülasyondur. Yüzyıllar boyunca sürekli aynı bölgede yetiştirildiği için bölgenin sıcak ve kurak iklim koşullarına adapte olmuştur. Hastalık ve zararlılar başta olmak üzere stres koşullarına dayanıklıdır. Toprak seçiciliği fazla olmadığı gibi taşlı alanlarda da yetişebilir. Yetişme periyodu içerisinde ortaya çıkabilecek su kısıntılarına da dayanıklılık gösterir (Öktem, 2013).

pirinç