MART-NİSAN 2026 / NESLİ TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER

Toroslar’ın gizemli sakini balık baykuşu


Murat ÖZKAN    

05.06.2026 


Türkiye’nin biyoçeşitlilik envanterindeki en özel hazinelerden biri olan balık baykuşu, nesli tükendi sanılırken Toroslar’ın derin vadilerinde yeniden yankılanan sesiyle doğa koruma çalışmalarının sembolü hâline geldi. Akdeniz’in temiz sularına ve sarp kayalıklarına tutunan bu nadir tür, hayatta kalma mücadelesiyle keşfedilmeyi bekleyen bir efsane gibi.

Türkiye’nin yaban hayatı tarihinde bazı türler vardır ki varlıkları birer efsane olarak kabul edilir. Balık baykuşu (Ketupa zeylonensis) bu efsanelerin başında geliyor. Yakın zamana kadar Toroslar’daki neslinin tamamen tükendiği kabul ediliyordu. Ancak 2010 yılında yapılan bir araştırmayla Akdeniz Bölgesi’nde yaşadığının yeniden tespit edilmesi, Türk ornitolojisi (kuş bilimi) için bir dönüm noktası oldu. Bugün, son on yıldır yapılan titiz gözlemler sayesinde, Türkiye’deki sayılarının çeşitli kaynaklardaki verilere göre çok az (en çok 10 çift) olduğu tahmin ediliyor.

Bu nadir kuş, Uzak Doğu’dan Güneydoğu Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada yaşasa da batıdaki en uç durağı olan Türkiye’de, yalnızca Toros Dağları’nın eteklerindeki, yaz-kış sıcaklığını koruyan özel vadilerde hayata tutunabiliyor. 
Balık baykuşu, alışılagelmiş baykuş siluetinden ayrılan heybetli bir yapıya sahip. Boyları 55-60 cm’ye, kanat açıklıkları ise 150 cm’ye kadar ulaşabilen bu tür, baykuşlar dünyasının büyükleri arasında yer alıyor. Dişilerin erkeklerden daha büyük ve ağır olduğu bu türde, parlak altın sarısı gözler ve soluk yeşilimsi gri gagalar dikkat çekiyor.

Vücutlarını kaplayan kızılımsı ve sarımsı kahverengi tüyler, sırt kısımlarında siyah ve koyu kahverengi kalın şeritlerle birleşerek onlara mükemmel bir kamuflaj sağlar. Ancak onu diğer akrabalarından ayıran en çarpıcı özelliği ayakları. Ayak bilekleri ve parmakları tüysüzdür; bu, suya girip çıkarken tüylerinin ıslanıp ağırlaşmasını engelleyen bir özellik olarak görülebilir. Ayrıca parmak tabanlarında, kaygan balıkları kavramasını sağlayan keskin ve sivri pullar bulunur.

SUYA ATILAN PENÇELER

Baykuş denilince akla gelen fare avcısı imajı, bu türde yerini usta bir balıkçıya bırakır. Balık baykuşu, diğer baykuşların aksine ana besin kaynağını sudan sağlar. Genellikle gece avlansa da bulutlu günlerde gündüzleri de su kenarlarında görülebilir.

Avlanma tekniği tam bir sabır örneğidir. Suyun üzerindeki bir dalda veya kayada tüneyerek yüzeyi gözler. Uygun an geldiğinde, su yüzeyinde süzülerek pençeleriyle balıkları yakalar. Menüsünde sadece balıklar yok; tatlı su yengeçleri, kurbağalar, karidesler ve hatta zaman zaman sürüngenler ile küçük memeliler de yer alıyor.

Balık baykuşu, temiz akan nehirlerin ve çayların kıyısındaki ormanlık alanları mesken tutar. Yerleşik bir kuş türüdür, yani göç etmez; ancak kışın yüksek rakımlardan daha sıcak olan alçak vadilere inebilir.

Üreme mevsimi kasım ayından mart ayına kadar sürer. Kendi yuvasını inşa etmek yerine genellikle yaşlı ağaçlardaki oyukları, kaya yarıklarını veya diğer büyük yırtıcı kuşların terk edilmiş yuvalarını kullanır. Dişi, pürüzsüz beyaz renkte bir veya iki yumurta bırakır ve yaklaşık 38 günlük kuluçka süresinin ardından yavrular dünyaya gözlerini açar.

KORUMA DURUMU VE GELECEK TEHDİTLER

Ne yazık ki, bu muazzam türün geleceği pamuk ipliğine bağlı. IUCN kırmızı liste verilerine göre düşük riskli (LC) kategorisinde görünse de Türkiye popülasyonu kritik derecede tehlikede. nehirlerin kuruması ve doğal habitatların bozulması bu kuşları daralan yaşam alanlarına, baraj ve gölet kıyılarına sıkıştırmış durumda.

Torosların bu gizemli sakini, Anadolu’nun su ekosistemlerinin ne kadar sağlıklı olduğunun yaşayan bir göstergesi. Temiz su, yaşlı ağaçlar ve insan baskısından uzak vadiler, balık baykuşunun varlığını sürdürebilmesi için temel şarttır. Tarım ve Orman Bakanlığının yürüttüğü koruma çalışmaları ve farkındalık projeleri, bu efsanevi kuşun pençelerinin gelecekte de Torosların serin sularında balık aramaya devam etmesini sağlayacaktır.

balık baykuşu torosların gizemi doğa koruma anadolu pençe