MART-NİSAN 2026 / TARIM TEKNOLOJİLERİ

Gelecek 6 ayın kuraklık riski önceden bilinecek


Sema ÖZAY    

05.06.2026 


Dünyada kuraklıkla mücadelede kriz yönetimi yerine önleyici risk yönetimi anlayışı benimseniyor. Su Yönetimi Genel Müdürlüğünce de iklim risklerine karşı su kaynaklarını dirençli hâle getirmek için havza ölçekli planlar hazırlanıyor. Bu kapsamda taşkın ve kuraklık olaylarına karşı tahmin ve erken uyarı sistemleri kuruluyor. Bütüncül yaklaşımın en önemli ayaklarından biri Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemi. Sistemin teknolojik altyapısı, veri kaynakları, çalışma şekli ve hedeflerini Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Taşkın ve Kuraklık Yönetimi Daire Başkanı Mustafa Dal, çalışma grubu sorumlusu Bilal Kirmencioglu, aynı çalışma grubundan Tarım ve Orman Uzmanı Yeliz Sarıcan ve Aysel Köse ile Mühendis Elif Sürücü ve Haldun Akcengiz birlikte anlattılar.

Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemi’nin teknik altyapısından bahseder misiniz? Hangi veri, model ve teknolojiler kullanılıyor?

Kuraklığın izlenmesi ve analizinde, çeşitli indikatörler ve indislerden yararlanılıyor. Bu indikatörler ve indisler; kuraklık koşullarını belirlemek, sınıflandırmak ve izlemek amacıyla kuraklığın şiddeti, yeri, süresi ve zamanlaması hakkında bilgi vererek kuraklığın karakterize edilmesini sağlıyor. Analiz çalışmaları çoğunlukla istatistiksel yöntemlere dayanan indis hesaplamaları ile yapılıyor.

Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemi (KTEUS) kapsamında da yağış, sıcaklık ve toprak nemi gibi indikatörler kullanılıyor. Uluslararası literatürde kabul görmüş ve Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından da yayımlanan indisler arasında yer alan 5 farklı kuraklık indisi; Standart Yağış İndisi, Standart Yağış ve Buharlaşma İndisi, Palmer Kuraklık Şiddeti İndisi, Normal Yağışın Yüzdesi İndisi ve Ondalıklar İndisi ile analizler gerçekleştiriliyor. 

Kuraklık analizleri ile 1980 yılından günümüze kadar olan süreçte, ülke genelinin yanı sıra havza, alt havza ve il/ilçe bazında değerlendirmeler yapılıyor. Geçmiş dönem kuraklık analizlerinde meteorolojik veriler, hidrolojik veriler ve uydu verileri (FAPAR, NDVI, EVI) kullanılmış. Gelecek dönem analizleri ise meteorolojik tahminlere dayanan Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) veri setleri ile gerçekleştiriliyor. Gelecek döneme yönelik, 6 ayı kapsayacak kuraklık tahmini yapılabiliyor.
Özellikle belirtmek isterim ki; Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından 25 havzada hazırlanan Kuraklık Yönetim Planları çalışmalarında elde edilen kurumsal kapasite ve teknik tecrübe de Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemi’nin geliştirilmesine ve temellerinin atılmasına katkı sağladı.

Haber Görseli

Sistemin erken uyarı mekanizması nasıl çalışıyor? Tahminler sektörlere nasıl iletiliyor ve kullanım önceliği nasıl belirleniyor?

Proje çalışmaları devam eden sistem şu an test aşamasında. Gelecek dönem yağış-sıcaklık anomali tahminleri, Türkiye’nin kurucu üyesi olduğu ve çoğunluğu Avrupa Birliği üyesi 34 ülke tarafından desteklenen Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi (ECMWF) mevsimlik tahmin modeli veri ve ürünleri temel alınarak hazırlanıyor, her ayın ikinci haftasında güncelleniyor. Bu verilerle yapılan kuraklık analiz çalışmaları sonucunda elde edilen değerler, uluslararası literatürde yer alan indislerin eşik değerleri esas alınarak olağanüstü nemli ile olağanüstü kurak arasında yer alan 11 farklı sınıfta değerlendiriliyor. Proje tamamlanıp sistem devreye alındığında, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından öncelikli olarak ilgili merkez ve yerel kamu kurumlarına, 6 ay öncesinden başlayarak her ay düzenli bilgi akışı sağlanması planlanıyor. 

Türkiye’de su kaynaklarının etkin, adil ve sürdürülebilir biçimde kullanımını düzenleyen Su Tahsisleri Hakkında Yönetmelikle suyun miktarı, kalitesi, havzanın özellikleri ve zorunlu ihtiyaçlar dikkate alınarak, başka bir çözüm yolu gerektirmedikçe su kullanım öncelikleri belirlenmiştir. Bu kapsamda içme ve kullanma suyu ihtiyacı başta olmak üzere, öncelik sırası; çevresel su ihtiyacı, tarımsal sulama ve su ürünleri yetiştiriciliği, enerji üretimi ve sınai su ihtiyaçları ile ticari, turizm, rekreasyon, madencilik, taşıma ve ulaşım gibi diğer su ihtiyaçları şeklinde.

Haber Görseli

SU TAHSİS MODELİNİ TEK BİR ÇATI ALTINDA BİRLEŞTİRECEK
Sistemin “karar destek altyapısı” boyutunu anlatır mısınız? Bu sistem kritik kararları nasıl yönlendiriyor?

Karar destek altyapısı, sistemin bir diğer önemli bileşeni. Bu kapsamda, kuraklık riski yalnızca izlenmekle kalmayacak; “hangi bölgede ne düzeyde su sıkıntısı yaşanabilir, kimler etkilenebilir ve hangi tedbirler alınmalıdır” sorularına da yanıt üretilecek. Pilot havza olarak belirlenen Gediz Havzası’nda, su kaynakları ile su kullanım verileri birlikte değerlendirilerek, olası kuraklık senaryolarında içme suyu, tarım ve diğer kullanım alanlarına yönelik alınması gereken tedbirler önceden öngörülebilecek. Bu sayede, risk yönetimi anlayışı doğrultusunda kuraklık krize dönüşmeden önce karar vericilere yol gösteren etkin bir destek mekanizması sağlanacak.

Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemi’nin kurulması çalışmaları kapsamında geliştirilen Gediz Havzası Kuraklık Karar Destek Sistemi ile hidrolojik model çıktıları esas alınıyor, su kaynakları ve kullanım verileri detaylı şekilde analiz ediliyor, kuraklık senaryolarında su arz-talep dengesi modelleniyor ve havza, alt havza, il/ilçe düzeyinde kuraklık durumu karar vericiler için raporlanabiliyor. Karar Destek Sistemi; hidrolojik modelleme, sektörel su kullanım envanteri ve su tahsis modelini tek bir çatı altında birleştirerek kuraklık dönemlerinde su arz-talep dengesini şeffaf, izlenebilir ve senaryo bazlı olarak değerlendirme imkânı sunuyor. Sistem, kuraklık erken uyarı mekanizmasıyla entegre çalışacak ve ilerleyen dönemde yeni veri, senaryo ve geri bildirimlerle beslenerek dinamik bir şekilde geliştirilecek.

Bu çalışmalar, Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün vizyon ve misyonu doğrultusunda, iklim riskine karşı su kaynaklarının dirençliliğini artırmak amacıyla oluşturulan strateji ve politikalar ile uyumlu olup 12. Kalkınma Planı’nda yer alan hedefleri destekliyor. 

Sonuç olarak bu çalışmalar sonucunda, tüm bileşenleri entegre eden ve web tabanlı bir arayüze sahip bütünleşik kuraklık karar destek sistemi oluşturulmakta; sistem, risk temelli yaklaşımı esas alarak kuraklık riskinin önceden belirlenmesine ve etkin yönetilmesine imkân tanımakta. Böylece hem su kaynaklarının korunması hem de vatandaşların, üreticilerin ve şehirlerin kuraklıktan daha az etkilenmesi hedefleniyor.

Haber Görseli

TAHMİNLER BİRBİRİNİ TAMAMLAYAN VERİLER İLE YAPILIYOR
Sistemin öngörü yeteneği hangi zaman aralığını kapsıyor ve bugüne kadar elde ettiği somut sonuçlar neler?

Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemi sayesinde, ülke genelinde ve havza bazında kuraklık durumu geçmişten geleceğe doğru takip edilebiliyor. Sistem, yağış ve sıcaklık verilerini su kaynakları ve kullanım verileriyle bütünleştirerek daha doğru ve güvenilir tahminler üretiyor. 2025 sonunda test aşamasına alınan sistem, 2026’nın ilk çeyreği için kuraklık riskinin düşük olduğunu öngördü. Bu öngörü, Türkiye genelinde bu dönemde ortalamanın üzerinde gerçekleşen yağışlarla da doğrulandı.

KTEUS verileri, tarımsal kuraklığın izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla düzenli olarak yapılan kuraklık toplantılarında ele alınıyor. Böylece sistem, olası su sıkıntılarını önceden tespit ederek zamanında önlem alınmasını sağlayan somut bir araç olarak işlev gösteriyor. Oluşturulan kuraklık haritaları sayesinde; geçmiş, günümüz ve geleceğe yönelik kuraklık durumu gözlemlenebiliyor. Bu sayede geçmiş ve geleceği karşılaştırarak daha doğru kuraklık tahminleri yapılabiliyor.
Sistemin en güçlü yönü, kuraklık tahmin çalışmalarının yalnızca tek bir veri kaynağı ya da tek bir model üzerinden değil birbirini tamamlayan veriler ile yapılmasını sağlaması. Tahminlerin doğruluk oranı ve güvenilirliği, kullanılan zaman ölçeğine, coğrafi bölgeye, veri kalitesine ve tahmin edilen değişkene bağlı olarak değişiyor. Genel olarak kısa vadeli meteorolojik tahminler, daha uzun vadeli mevsimlik tahminlere göre daha yüksek doğruluk gösteriyor. Ülkemizin bulunduğu coğrafi konuma göre modelin tutarlılığı yaz ve kış aylarında bahar aylarına göre daha fazla. Sıcaklık tahminleri, yağışa kıyasla tutarlılığı daha yüksek bir parametre olduğundan sıcaklık indikatörünü içeren analizler daha sık kullanılıyor. Buna karşılık sistemde üretilen çıktılar, kesin sonuç olarak değil belirsizlik aralıkları ve senaryo yaklaşımı ile değerlendirilmesi gereken karar destek bilgileri olarak ele alınıyor.

Tüm dünyada erken uyarı sistemleri; veri toplama, analiz, modelleme, tahmin ve karar destek süreçlerinden oluşan bütüncül ve dinamik bir yapı içinde çalışıyor. “Yaşayan sistemler” olarak tanımlanan bu sistemler her tahmin sonrası gerçekleşen gözlemler ile karşılaştırılarak doğrulama ve kalibrasyon süreçlerinden geçiriliyor ve elde edilen geri bildirimlerle sürekli olarak geliştiriliyor. Kuraklık izleme ve erken uyarı sistemleri, 2000’li yıllardan itibaren başta ABD’de 1999 yılında kurulan “U.S. Drought Monitor”, Avrupa’da 2007 yılında devreye alınan “European Drought Observatory” gibi uygulamalarla kurumsal bir yapıya kavuşmuş; günümüzde ise bu sistemler her yeni veri ve analiz sonucu ile sürekli güncellenerek geliştirilmeye devam ediyor. Bu doğrultuda geliştirilen KTEUS ile ülkemizde de kuraklık yönetiminde yalnızca mevcut durumu izleyen değil öğrenen, kendini geliştiren ve karar süreçlerini sürekli besleyen proaktif, veri temelli ve sürdürülebilir bir yaklaşımın güçlendirilmesi hedefleniyor.

Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemi karar destek altyapısı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Sema Özay