MART-NİSAN 2026 / ÖZEL HABER

Tarım bir kaçış değil, kurtuluş yolu


Murat ÖZKAN    

04.06.2026 


Kayseri’deki aile mirasını ziraat mühendisliği vizyonuyla geleceğe taşıyan Ömer Mert Demirel, üretimdeki tecrübesini IAAS Türkiye Halkla İlişkiler ve Sponsorluk Direktörlüğü ile uluslararası bir boyuta taşıyor. Tarım ve Orman Gençlik Konseyi Kayseri Temsilcisi olarak kurtuluş tarımda diyen genç üretici ile 64 ülkeden gelecek genç ziraatçıları ağırlayacakları büyük kongre hazırlıklarından, gıda güvenliğinin stratejik önemine uzanan bir söyleşi gerçekleştirdik.

Ömer Mert Demirel’i kendi cümleleriyle tanıyabilir miyiz? Hem bitkisel hem hayvansal üretimle uğraşan genç bir üretici olarak neler yapmaktasınız?


İsmim Ömer Mert Demirel, Tarım ve Orman Gençlik Konseyi Kayseri İl Temsilcisiyim. 22 yaşındayım ve Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü son sınıf öğrencisiyim. Tarımsal üretim faaliyetlerimi Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesinde sürdürüyorum. Ailemle birlikte uzun yıllardır yürüttüğümüz bitkisel üretimin yanına son yıllarda hayvansal üretimi de ekledik. Ailemde önceki kuşaklarda, en son babam döneminde yapılan küçükbaş hayvancılığı benimle birlikte yeniden başlatmış olduk. İşletmemizde ağırlıklı olarak sulu tarım yöntemiyle tarla bitkileri yetiştiriyor, bölgenin mera imkânlarını değerlendirerek de küçükbaş hayvancılık yapıyoruz.


Hem hayvancılık hem de bitkisel üretimle uğraşmak yoğun bir mesai gerektiriyor. Bir genç olarak bu iki üretim şeklini bir arada yürütmenin avantajları ve zor yanları neler?


Bölgemizde “Hayvanın yanına girmeyince hayvan sana küser.” şeklinde bir inanış vardır. Hayvancılık gerçekten de kesintisiz bir ilgi istiyor. Özellikle küçükbaş hayvanların sürekli yayılması gerektiği için mera süreci zorlayıcı olabiliyor. Ailemde tarımsal üretimin altıncı kuşak temsilcisiyim. Kardeşlerim arasında tarımla ilgilenen tek kişi benim; bu yüzden iş yükünü babamla paylaşıyoruz. Yaz dönemlerinde çiftlikten hiç çıkamadığımız, geceyi orada geçirdiğimiz zamanlar oluyor. Aynı zamanda zirai ilaç ve tarım aletleri sattığımız bir işletmemiz de var. Tüm bunları bir arada yürütmek bazen yorucu olsa da sevdiğimiz işi yaptığımız için bu zorluklar bunaltıcı gelmiyor. Daimî ve mevsimlik çalışma arkadaşlarımızın desteği de bize büyük avantaj sağlıyor.  

Haber Görseli

GLOBAL DÜŞÜNÜP YEREL HAREKET ETMEK 
Gençlik Konseyi üyeliğinizin yanı sıra bir de uluslararası misyonunuz var. Bu kapsamdaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?


Dünyanın 64 farklı ülkesinden temsilcileri bulunan Uluslararası Tarım ve İlgili Bilimler Öğrencileri Birliğinin (IAAS - International Association of Students in Agricultural and Related Sciences) Türkiye Halkla İlişkiler ve Sponsorluk Direktörüyüm. 1957 yılından beri varlığını sürdüren bu köklü yapı, tamamen öğrencilerin yönettiği, geleceğin tarım profesyonellerinin “global düşünüp yerel hareket ederek” sürdürülebilir bir dünya tarımı için çalıştığı çok özel bir organizasyon.


Bu yıl bizi çok heyecanlandıran bir gelişme var; IAAS’ın her yıl farklı bir ülkede gerçekleştirdiği büyük kongreye ülkemiz ev sahipliği yapacak. 5 Temmuz’da başlayacak ve 12 gün sürecek bu dev organizasyonda, dünyanın dört bir yanındaki saygın üniversitelerin başarılı öğrencilerini Türkiye’de ağırlayacağız. Programımız Ankara’dan başlayıp Bursa, Çanakkale ve İzmir’e uzanan geniş bir rotayı kapsıyor. Buradaki temel amacımız, Türk tarımının yüksek potansiyelini, mutfağımızı, sanayimizi ve kültürel zenginliğimizi dünyaya tanıtmak. İklim değişikliği, savaşlar ve su kıtlığı gibi küresel sorunlara karşı Türk üreticisinin geliştirdiği çözüm yöntemlerini bu gençlere yerinde göstermek istiyoruz. Belki de bu katılımcıların bir kısmı ileride ülkemize yatırımcı olarak geri dönecek. 


Organizasyonun tüm giderlerini yerli tarım firmalarımızla yaptığımız sponsorluk anlaşmalarıyla karşılıyoruz. IAAS’ın Türkiye genelindeki üniversitelerdeki alt yapılanması sayesinde de kendi öğrencilerimizin vizyonunu genişletmeyi ve dünyadaki tarımsal gelişmeleri yakından takip etmelerini hedefliyoruz.

Haber Görseli

Kayseri’deki yaşıtlarınız en çok hangi tarımsal üretim alanına ilgi gösteriyor? Gençlerin üretimden kopmaması için yerelde hangi desteklemelere ihtiyacı var? 


Kayseri genelinde üretim desenine baktığımızda tahıl ürünleri başı çekiyor. Şehir olarak çerezlik kabak çekirdeği ve aspir üretiminde Türkiye birincisi, patates ve şeker pancarında ise üst sıralardayız. Genç üreticiler de bu bölgesel avantaja göre hareket ediyor ancak asıl belirleyici kriter ürünün getirisi oluyor. Gençler, babalarının para kazanamadığı bir ürünü üretmek istemiyor. Bu nedenle son dönemde hayvancılığa olan ilgi artmış durumda. Gençleri toprakta tutmak için sadece tarımsal desteklemeler yeterli değil; kırsal alanların eğitim, sağlık, altyapı ve sosyal imkânlarla donatılarak birer cazibe merkezi hâline getirilmesi gerekiyor.

TARIMLA UĞRAŞMAKTAN BÜYÜK ZEVK ALIYORUM 
Tarım Orman Gençlik Konseyi’nde Kayseri’yi temsil etmek size nasıl bir sorumluluk yüklüyor?


Tarım ve Orman Bakanlığı Gençlik Konseyi üyesi olmak, her şeyden önce örnek bir figür olmayı gerektiriyor. Bakanlık ile üretici gençler arasında bir köprü görevi görürken teknolojiyi kullanma ve modern tarım yöntemlerinde öncü olmanız bekleniyor. Kendi hikâyemden örnek vermem gerekirse ailem tüm gelirini tarımdan sağlamasına rağmen benim bu işe devam etmemi istemedi. Ancak ben, tabiri caizse inatlaşarak ziraat fakültesini yazdım. Çünkü tarımla uğraşmaktan büyük zevk alıyorum.


Benim asıl vurgulamak istediğim nokta şu: Tarım ülkelerin temel taşıdır. Tarım olmazsa gıda olmaz, gıda olmazsa ne ordunun karnını doyurabilirsiniz ne de doktorun veya bir başkasının. Gıda güvencesinin olmadığı bir yerde ne adalet ne de savunma gibi hayati alanlar ayakta kalabilir. Tarım biterse asıl o zaman tam anlamıyla dışa bağımlı hâle gelirsiniz. Bu konsey, hem kendi ürettiğimiz ürünü doğru üretmek hem de bu bilinci insanlara aktarmak için büyük bir fırsat. Bu sorumlulukları yerine getirmekten ve doğru bilgiyi paylaşmaktan büyük bir haz duyuyorum.


Kayseri tarımını bir gencin gözüyle nasıl tanımlarsınız; sizce şehrin en büyük potansiyeli nedir?


Kayseri olarak en büyük potansiyelimiz, artan hayvancılık işletmeleriyle birlikte ivme kazanan hayvansal yem üretimi. Bakanlığın üretim planlaması ve destekleriyle, özellikle tarıma elverişsiz topraklarda ve meralarda yem bitkisi üretimi ciddi oranda arttı. Mera alanlarının genişlemesi de hayvancılığı doğrudan geliştirdi. Bölgemizdeki geniş ovalar sayesinde birçok üründe Türkiye genelinde ön sıralardayız. Şeker pancarı bizim için stratejik bir bitki, çok iyi yönetilen bir kooperatife sahip olmamız ve bunun sürdürülebilirliğini sağlamamız diğer bölgeler için de bir örnek teşkil ediyor. Bunların yanında kurutmalık domates ve tohumluk patates üretiminde de oldukça güçlüyüz. Hatta denizimiz olmamasına rağmen balıkçılıkta, özellikle somon üretiminde Türkiye’de ön sıralarda yer alıyoruz. Tüm bunları bir arada düşündüğümüzde Kayseri’nin bitkisel üretim, hayvancılık ve su ürünleri üretim potansiyeli çok yüksek. 

 
Konsey üyeliği döneminiz bittiğinde, Kayseri veya Türk tarımı adına hangi izi bırakmış olmayı hayal ediyorsunuz?


En büyük mutluluk kaynağım en azından birkaç gence örnek olabilmek olur. Kendi uyguladığım üretim ve besleme programlarıyla çevreme model olup maliyeti düşürerek daha fazla verim alma noktasında bir fayda sağlamak istiyorum. Tarımın bir kaçış noktası değil aslında bir kurtuluş olduğunu benim gibi gençlere göstermek en büyük hedefim. Toplumda kemikleşmiş olan “Hiçbir şey olamazsan çiftçi olursun.” algısını mutlaka yenmek istiyorum. Tarımın dünyanın en prestijli işlerinden biri olduğunun ve çiftçiler üretmezse diğer tüm sektörlerin tökezleyeceğinin fark edilmesini sağlamayı amaçlıyorum. Kısacası, gençleri tarımsal üretim konusunda cesaretlendirmek benim asıl vizyonum.

gıda güvencesi genç çiftçiler gelecek tarımda kayseri tarımı IAASTurkiye