MART-NİSAN 2026 / BİTKİSEL ÜRETİM
Çaykur Genel Müdürü Alim: “Çay bahçeleri yenileniyor ve gençleştiriliyor”
Çay birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de çok sevilerek tüketilen bir içecek. Peki ülkemizde ne kadar çay üretiliyor, yetişen çay kaç sürgünde hasat edilebiliyor, hasat edilen çayların bardağımıza gelene kadar geçirdiği süreç nasıl işliyor, çay bahçelerimizin veriminin sürmesi için yapılan yenileme ve gençleştirme çalışmaları nasıl yapılıyor? İşte tüm bu soruların cevaplarını ÇAYKUR Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Alim siz okuyucularımız için cevaplandırdı.
Ülkemizin çay üretim ve tüketim miktarı ne kadardır?
Ülkemizde çay üretimi Doğu Karadeniz Bölgesi’nde; Rize, Artvin, Trabzon, Giresun ve Ordu illerinde yapılıyor. Çay üretimi yıllara göre değişmekle birlikte yıllık rekolte 1.250 - 1.450 bin tona ulaşmış durumda. Çay yaprağı işlenerek 250-290 bin ton kuru çay elde ediliyor.
Çay üretimimiz tüketimimizi karşılamakta. Türkiye’de kişi başına kuru çay tüketimimiz 3,5-4 kg seviyesinde. Türkiye kişi başına çay tüketiminde dünya ülkeleri arasında 1. sırada yer alıyor.
Ülkemizin çay ihracat ve ithalatı ne kadar? Çay üretiminde dünyadaki sıramız nedir?
Ülkemizde çay ihracat ve ithalatı yıllara göre değişmekle birlikte ihracatımız 5-6 bin ton, ithalatımız 11-21 bin ton arasında gerçekleşiyor.
Dünya Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) verilerine göre en geniş çay tarım alanına sahip olan ülkeler sırasıyla; Çin, Hindistan, Sri Lanka, Kenya, Vietnam, Endonezya, Myanmar ve Türkiye’dir. Türkiye dünyada çaylık alan sıralamasında 8. sırada bulunuyor.
Aynı istatistiki rakamlar doğrultusunda dünyada kuru çay üretiminde ise Çin, Hindistan, Kenya, Sri Lanka, Türkiye, Vietnam, Endonezya, Arjantin çay üretimi yapan ülkelerin başında geliyor. Türkiye kuru çay üretimi miktarıyla dünyada 5. sırada bulunuyor.
Ülkemiz çay üretim alanı miktarı ile üretici sayısı hakkında da bilgi verir misiniz?
Ülkemizde 210 bin 704 üretici ile 792 bin 730 dekar alanda çay tarımı yapılıyor. Üreticilerin yüzde 25’inin çay bahçesi 5 dekarın üzerinde yüzde 75’inin ise 5 dekarın altında.
ÇAY BAHÇELERİ DOĞAL SINIRINA ULAŞTI
Çaylık alanların genişletilmesi söz konusu mu, yoksa sadece gençleştirme mi yapılabiliyor?
Çay, ruhsata tabi tarımsal üründür. Çaylık alanlarda en son 2012/3067 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ruhsatlar yenilenmiştir. Ruhsatlı çaylık alanlarda üretilen çaylar arz-talep dengesini karşılayacak durumdadır. Çay bahçeleri de doğal sınırına ulaşmış durumda.
Bakanlığımız, çay ihtisas üniversitesi olan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve ÇAYKUR olarak çaylık alanların gençleştirilmesi ile ilgili bir proje yürütmekteyiz. Bu projeye göre tescilli çay klonlarından oluşan damızlık bahçe tesisi tamamlanmış olup örnek teşkil edecek üretici bahçesi yenileme çalışmalarına devam ediliyor.
HER YIL GENÇLEŞTİRME YAPILIYOR
Çay bahçeleri kaç yılda bir gençleştirilmelidir? Bunu yaparken nelere dikkat edilmelidir?
Gençleştirme çalışmaları çay ocaklarında gençleştirme budaması yapılması veya çay bahçelerinin sökülüp yenilerinin dikilmesi suretiyle yapılabiliyor. Bu amaçla çay bahçeleri, 1994 yılı itibarıyla, çay bitkisinde verimi ve ürün kalitesini arttırmak amacıyla ürün kaybı devletimiz tarafından karşılanmak üzere her yıl gençleştirme budamasına tabi tutuluyor. 2024/8483 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’na göre her yıl çay bahçelerinin 1/10’unda gençleştirme budaması yapılıyor.
Literatürde çay bitkisinin ekonomik ömrünün 60-80 yıl olduğu ile ilgili bilgiler olmasına rağmen ülkemizde 80-90 yıllık çay bahçeleri bulunuyor ve hâlen ürün vermeye devam ediyor. Bu sebeple ilk kurulan çay bahçelerinden başlanmak üzere yenileme çalışmaları veya gençleştirme budaması yapılmalıdır.
Çay üretiminde 1.sürgün, 2.sürgün, 3. sürgün ne anlama geliyor?
İklim özelliklerine göre dünyada bazı bölgelerde 12 ay çay hasadı yapılmakta iken ülkemizde 4 ay çay hasadı yapılabiliyor. Ülkemizde bu süre içinde aralıklarla 3 kez, iklimin ve rakımın müsait olduğu yerlerde çay hasadı yapılıyor. Bunların her birine sürgün diyoruz.
Birinci sürgün çayın hasadına genelde mayıs ayının ikinci haftası itibarıyla başlanıyor ve 35-40 gün sürüyor. İkinci sürgün çayın hasadına temmuz ayı başında başlanıyor ve 40-45 gün sürüyor. Üçüncü sürgün çayın hasadına da eylül ayının başında başlanıyor ve iklim şartlarına göre 50 güne kadar sürüyor. İklim şartlarının müsait olması durumunda sahil kesiminde bazı yıllarda dördüncü sürgün çayı kasım ayı itibarıyla hasat edilebiliyor.
İklim şartlarına göre genelde tüm çay hinterlandında 3 sürgün çay toplanabiliyor. Ancak iklim şartlarının uygun olmadığı yıllarda özellikle yüksek rakımlı bölgelerde üçüncü sürgün çayı hasat olgunluğuna gelemiyor. Birinci sürgüne erken başlanması ve iklim şartlarının uygun olması durumunda sahil kesiminde dördüncü sürgün çayı hasat edilebiliyor.
TÜRK ÇAYI KALINTI İÇERMİYOR
Bahçeden bardağa çayın işlenme süreci hakkında da bilgi verir misiniz?
Çay dünyada sudan sonra en fazla içilen, sevilen; tüm kesimlerin ortak içeceği olması; şiirleri, sanat ve sanayisi ile kültür oluşturmuş bir gıda ve içecek maddesidir. Anavatanı Çin olan çay, önceleri keyif verici ve dinlendirici özelliği olan bir içecek olarak kullanılırken içerdiği mineraller ve vitaminler yönünden zengin bir bitki olması nedeniyle gıda maddesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca, dünyanın çeşitli üniversitelerinde yapılan bilimsel araştırmalarda antioksidan özelliğinden ötürü şifa içeceği olduğu, kolesterolü düşürücü, belirli kanser türleri ve kalp krizi riskini azaltıcı özelliği olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle tüketimi her geçen gün artmaktadır.
Çay tarımı Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Kafkas ve Kaçkar Sıradağları ile çevrili denize açık kuytu bir mikro klimada 1000 metre yüksekliğe kadar uzanan alanda yapılıyor. Türkiye’de tarımı ve üretimi yapılmakta olan çayın en önemli özelliği biyolojik ve kimyasal kalıntılar içermemesi. Bu durum Doğu Karadeniz Bölgesi’nin mikro klima özelliği ve çay alanlarının üzerine kar yağması nedeniyle çay tarımının kimyasal mücadeleye gerek kalmaksızın yapılmasından kaynaklanıyor. Üretim mayıs ve ekim aylarını kapsayan dört aylık kampanya döneminde yapılıyor.
Kuru çay, yaş çay bitkisinin genç sürgünlerinin ucunda gelişen tepe tomurcuğuyla bu tomurcuğun altındaki taze ve körpe üç yaprak ve bunlarla bitişik taze sap kısımlarının uygun yöntemlerle işlenmesiyle elde ediliyor. Bu süreci şöyle anlatabiliriz:
Üreticiler tarafından çay bahçelerinden hasat edilen yaş çay yaprakları alım yerlerine getirilir. Burada görevli eksperler tarafından kalite kontrolü yapılarak uygun olan ürünler satın alınır. Satın alınan yaş çay işlenmek üzere kamyonlarla fabrikalara nakledilir. Kamyonlardan boşaltılan yaş çaylar kuru çay üretiminin ilk aşaması olan soldurma ünitesine alınır. Hareketli traflarda sıcak hava uygulamak suretiyle yaprak bileşimindeki su buharlaştırılarak azaltılır. Böylece fiziksel olarak kıvırma işlemi için uygun hâle getirilir.
Solmuş çay yaprağının kıvırma makinelerinde parçalanması, ezilmesi ve bükülmesi suretiyle hücre öz suyunun kıvrılmış yaprak yüzeyine yayılması sağlanır. Oksidasyon işlemi için uygun hâle getirilir.
Kıvrılan yaş çay yaprağının hücre öz suyunda bulunan kimyasal bileşiklerin, oksidaz enziminin etkisiyle biyolojik değişikliğe uğrayarak siyah çayda istenen renk, burukluk, parlaklık, koku ve aromanın oluşması sağlanır. Üretilen kuru çay çeşitli şekillerde paketlenerek tüketicilere sunulur.