Türkiye’de günlük ve yıllık bazda üretilen ve tüketilemeden çöpe giden ekmek miktarının yarattığı tabloyu nasıl özetlersiniz? Bu israfın ekonomik ve çevresel maliyeti bize neye mal oluyor?
Ekmek israfı sadece çöpe atılan bir gıda değildir. Çöpe atılan emek, su, enerji, toprak ve millî servettir. Tarlada üreticinin emeğiyle başlayan süreç, fırıncının, nakliyecinin ve satıcının emeğinden geçerek sofraya ulaşmaktadır. Tüketilmeden çöpe gittiğinde bütün bu emek ve kaynaklar da israf edilmiş olur. Bu sebeple ekmeği korumak aslında emeğe, nimete ve ülkenin kaynaklarına saygı göstermektir.
İSRAFLA MÜCADELE KAMPANYADAN ÖTE YAŞAM KÜLTÜRÜ HÂLİNE GELMELİ
Toplum olarak ekmek israfına yaklaşımda en sık yapılan algı hataları veya yanlış alışkanlıklar nelerdir? Tüketici bilincini artırmak adına neler yapılabilir?
En büyük yanlışımız, ekmeği ihtiyacımızdan fazla satın almayı tasarruf değil, bolluk göstergesi olarak görmemizdir. Hâlbuki gerçek bereket çok almakta değil, aldığımızı israf etmeden değerlendirmektedir. İhtiyaç kadar satın almak, ekmeği doğru muhafaza etmek, artanı değerlendirmek ve bayat ekmeği çöpe atmamak günlük hayatımızda kolayca uygulayabileceğimiz davranışlardır. “İsrafla mücadele” bir kampanyadan önce, bir yaşam kültürü hâline gelmelidir.
KAMUDAKİ SIFIR ATIK UYGULAMALARI KURUMSAL DAVRANIŞ KÜLTÜRÜNE DÖNÜŞMELİ
Son yıllarda kamu kurumlarında sıfır atık yönetim sistemi ve israfın önlenmesine yönelik çok önemli genelgeler ve tedbirler hayata geçirildi. Kamu yemekhanelerinde ve misafirhanelerinde ekmek israfını azaltmak için alınan bu tedbirleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kamu kurumlarında uygulanan sıfır atık ve israfı önleme tedbirlerini son derece değerli buluyorum. Çünkü kamu, sadece hizmet sunan değil; aynı zamanda topluma örnek olan bir kurumdur. Porsiyonların ihtiyaca göre düzenlenmesi, ekmeğin kontrollü sunulması ve artan gıdaların değerlendirilmesi hem ekonomik tasarruf sağlıyor hem de toplumda farkındalık oluşturuyor. Önemli olan bu uygulamaların süreklilik kazanması ve bir kurumsal davranış kültürüne dönüşmesidir.
İSRAFI AZALTMAK HEM AHLÂKİ SORUMLULUK HEM DE EKONOMİK OLARAK AKILCI YÖNETİM BİÇİMİDİR
Kamu kurumlarında başlatılan uygulamalar (örneğin porsiyon kontrollü yemek hizmetleri, dilimlenmiş ekmek sunumu, bayat ekmeklerin değerlendirilmesine yönelik projeler) özel sektör ve diğer toplumsal alanlar için nasıl bir rehberlik niteliği taşıyor?
Kamu kurumlarında başarıyla uygulanan her israf önleme yöntemi, özel sektör ve toplum için ölçülebilir ve uygulanabilir bir model oluşturur. Porsiyon kontrolü, dilimlenmiş ekmek, ihtiyaca göre üretim ve bayat ekmeğin değerlendirilmesi büyük yatırımlar gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilecek yöntemlerdir. Buradaki temel mesaj şudur: İsrafı azaltmak hem ahlâki bir sorumluluk hem de ekonomik olarak akılcı bir yönetim biçimidir.
GIDA BANKACILIĞI UYGULAMASI YAYGINLAŞTIRILMALI
Türkiye İsrafı Önleme Vakfı olarak ekmek israfının tarladan sofraya kadar olan tüm tedarik zincirinde azaltılmasına yönelik yürüttüğünüz veya planladığınız özel projeler var mı?
Türkiye İsrafı Önleme Vakfı olarak gıda israfını sadece sofrada değil, tarladan sofraya uzanan bütün zincirin sorunu olarak görüyoruz. Üretim planlamasından lojistiğe, depolamadan satışa ve tüketici davranışlarına kadar her aşamada kaybı azaltacak modellerin geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle ölçme, farkındalık, eğitim, dijital takip ve yerel uygulamaları bir araya getiren projelerin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Çünkü ölçemediğimiz israfı yönetemeyiz; yönetemediğimiz israfı da önleyemeyiz. Ayrıca, Türkiye’de “Gıda Bankacılığının” bu maksatla mutlaka yaygınlaştırılması sağlanmalıdır.
İLK GÖREV: İHTİYAÇ KADAR SATIN ALMAKTIR
“Bayat ekmek” kavramını bir atık olmaktan çıkarıp yeniden ekonomiye kazandırma konusunda vatandaşlara ve yerel yönetimlere düşen en büyük görevler nelerdir?
Bayat ekmek aslında atık değil, yanlış yönetilmiş bir değerdir. Vatandaşın ilk görevi ihtiyacı kadar almak ve kalan ekmeği çöpe atmadan değerlendirmektir; yerel yönetimlerin görevi ise ayrı toplama, değerlendirme ve geri kazanım sistemlerini kolaylaştırmaktır. Bayat ekmek uygun yöntemlerle yemeklerde, galeta ununda ve başka gıda ürünlerinde değerlendirilebileceği gibi mevzuata ve güvenli uygulamalara uygun biçimde hayvan yemi veya kompost süreçlerine de yönlendirilebilir. Hiçbir ekmek, değerlendirilme ihtimali araştırılmadan çöp olarak görülmemelidir.
İSRAFI ÖNLEMEK KÜÇÜK AMA BİLİNÇLİ TERCİHLERLE HAYATA GEÇER
Son olarak neler söylemek istersiniz?
Ekmek, sadece soframızdaki bir yiyecek değil; toprağın, suyun, emeğin ve alın terinin soframıza ulaşmış hâlidir.
Bir ekmeği çöpe atmak, sadece bir gıdayı değil, onu üretmek için harcanan emeği ve doğal kaynakları da israf etmektir. Bu sebeple; ekmek israfını önlemek, ekonomik bir tasarruftan öte emeğe, üreticiye, doğaya ve insan onuruna gösterilen bir saygıdır.
İsrafı önlemenin yolu büyük ve zor adımlardan değil, günlük hayatımızdaki küçük ama bilinçli tercihlerden geçer: İhtiyacımız kadar ekmek almak, artanı değerlendirmek ve soframızda israfa yer vermemek… Unutmayalım ki bir ekmeği korumak, bir emeği korumaktır. İsrafı önlemek ise geleceğimizi korumaktır.