TEMMUZ-AĞUSTOS 2026 / DİĞER

Seralarımızı yüksek teknoloji üretim üssü hâline getirmek zorundayız


Murat ÖZKAN    

02.10.2026 


Tarımı sadece bir geçim kaynağı değil, yenilikçi ve yüksek potansiyelli bir gelecek alanı olarak gören Tarım ve Orman Bakanlığı Gençlik Konseyi Yalova Temsilcisi Nihal Başkan ile genç üreticilerin sektöre katılımını ve çözüm önerilerini konuştuk.

Yalova’nın tarım ve orman faaliyetlerinde genç bir temsilci olarak tarımla uğraşınız nasıl başladı?

Çocukluğumdan itibaren toprağın kokusunu, bir çiçeğin emekle nasıl filizlendiğini ve üretmenin hakiki hissini yaşayarak büyüdüm. Bu tutkuyu çocukluk heyecanından çıkarıp bilimsel ve profesyonel bir temele oturtmak adına tercihim ziraat mühendisliği oldu. 2012 yılında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünden mezun olarak meslek hayatıma ilk adımı attım.

Eğitim sürecinde kazandığı teorik altyapıyı sahadaki pratikle birleştirmek bir ziraat mühendisi için dönüm noktası. Ben de mezuniyetimin hemen ardından Türkiye’de süs bitkisinin başkenti konumundaki Yalova’da, sektörün öncüsü iki ayrı işletmede üretim ve işletme müdürü olarak uzun yıllar görev yaptım. Üretim planlamasından saha operasyonlarına, kaliteli bitki yetiştiriciliğinden işletme yönetimine kadar her aşamada bizzat tecrübe kazandım.

Saha tecrübesinin bana kattığı yetkinlikle 2020 yılında kendi firmamı kurarak girişimcilik yolculuğuma başladım. Bugün uzmanlık alanım olan dış mekân süs bitkileri yetiştiriciliğinde; modern teknikleri, sürdürülebilir üretim vizyonunu ve kalite odaklı yaklaşımı birleştiriyorum. Bir ziraat mühendisi ve genç bir girişimci olarak amacım; sadece bitki yetiştirmek değil, Yalova’nın süs bitkileri sektöründeki güçlü konumuna katma değerli, yenilikçi ve uluslararası standartlarda üretim yaparak katkı sunmak.

Tarım ve Orman Bakanlığı Gençlik Konseyi’nin yereldeki varlığını nasıl tanımlarsınız?

Gençlik Konseyi’nin yereldeki varlığını tek kelimeyle ifade etmek gerekirse, bu bir doğrudan iletişim köprüsü. Tarımda saha ile karar alıcılar arasındaki bürokratik mesafelerin kısalması, üretimde verim ve motivasyonu doğrudan artıran bir unsur. Yalova temsilcisi olarak bu Konsey sayesinde; Türkiye’de süs bitkisinin kalbi olan kentimizin ve sektörümüzün anlık ihtiyaçlarını, yapısal sorunlarını ve büyüme potansiyelini doğrudan Sayın Bakanımıza ve Bakanlık yetkililerimize iletme imkânı buluyoruz.

İkinci ve belki de en az bunun kadar önemli boyutu ise rol model olma misyonu. Yerelde genç bir ziraat mühendisi ve üretici olarak bu görevi üstlenmek; Yalova’daki genç girişimcilere, toprağa dönmek isteyen ya da mevcut işletmesini büyütmek isteyen arkadaşlarımıza yalnız olmadıklarını hissettiriyor. Onlara, “gençlerin tarımda bir geleceği var ve bu geleceğin karar mekanizmalarında bizler bizzat masadayız.” mesajını somut bir şekilde veriyoruz. Bu da yerelde müthiş bir özgüven, üretme heyecanı ve girişimcilik ruhu yaratıyor.

Haber Görseli

TARIM ARTIK MODERN BİR MÜHENDİSLİK VE GİRİŞİMCİLİK ALANI
Yalova denince akla genellikle süs bitkileri yetiştiriciliği ve seracılık geliyor. Sizce Yalova’nın tarımsal geleceğinde gençlerin öncülük edebileceği yeni nesil tarım alanları neler olmalı?

Yalova, coğrafi olarak yüzölçümü küçük ancak sunduğu üretim potansiyeli ve stratejik konumuyla Türkiye’nin en kıymetli tarım merkezlerinden biri. Kentimizde arazi varlığı sınırlı olduğu için geleceğin tarım vizyonunu tek bir anahtar ilkede toplayabiliriz: “Birim alandan maksimum katma değer elde etmek.” Toprağın ve alanın her metresinin altın değerinde olduğu Yalova’da, alanımızı genişletemiyorsak verimliliğimizi, kalitemizi ve teknolojimizi artırmak durumundayız. 
Biz gençler, teknolojiyi iş süreçlerine entegre etme konusunda son derece dinamik bir altyapıya sahibiz. Bir ziraat mühendisi ve genç bir üretici olarak inanıyorum ki Yalova’da seralarımızı sadece birer örtü altı alan değil, birer yüksek teknoloji üretim üssü hâline getirmek zorundayız. Küçük alanlardan katma değerler üretmek, Yalova’nın tarımsal geleceğini garanti altına alacak ve sektöre girmek isteyen genç girişimcilere de en somut rol model olacaktır.

Gençlerin tarıma olan ilgisini artırmak için Yalova özelinde karşılaştığınız zorluklar neler ve bu zorlukları aşmak için Gençlik Konseyi olarak çözüm önerileriniz ne oluyor?

Sektörde karşılaştığımız en kritik ve birincil zorluk; ne yazık ki tarımda çalışacak, bu alana emek ve gönül verecek genç nüfusu bulmakta zorlanmamız. Günümüzde gençlerin tarımı sadece bedensel güç gerektiren, zor ve kariyer imkânı sınırlı bir alan olarak görmesi, nitelikli genç iş gücünün farklı sektörlere kaymasına neden oluyor. Oysa Yalova gibi teknolojik ve katma değerli üretimin kalbi olan bir kentte, tarım artık modern bir mühendislik ve girişimcilik alanıdır. Bu temel algıyı kırmak ve genç nüfusu yeniden toprakla buluşturmak adına çözüm önerimiz; üniversite ve özel sektör iş birliğini sahada icraatla güçlendirmek.

Bu doğrultuda geliştirdiğimiz ve hayata geçirmek istediğimiz çözüm adımları; doğrudan temas ve zihniyet dönüşümü sağlayarak ziraat fakültelerinde ve ilgili meslek yüksekokullarında okuyan genç arkadaşlarımızla henüz öğrencilik yıllarında bir araya gelmeyi, özel sektör temsilcileri ve üreticiler olarak üniversitelerimize gidip tarımın geçirdiği dijital ve teknolojik dönüşümü ve sektörün sunduğu ekonomik potansiyeli birinci ağızdan anlatmayı kapsıyor. Ardından teori ile sahayı birleştiren dönem içi birlikteliklerle öğrencileri sadece sınıflarda değil modern seralarımızda, üretim tesislerimizde ve AR-GE alanlarımızda ağırlayarak tarımın vizyoner yüzüyle erkenden temas etmelerini sağlamalıyız. Sektörümüzün önde gelen işletmeleri ile üniversitelerimiz arasında köprü olarak staj programlarını doğrudan istihdama dönüştüren projeler geliştirmeliyiz. Gençlere mezuniyetlerinden sonra iş kaygısı yaşatmadan, net kariyer haritaları ve iş imkânları sunarak sektöre katılımlarını cazip hâle getirmeliyiz.

Tarımda geleceği inşa etmek istiyorsak gençlerin sadece diplomasına değil, enerjisine ve vizyonuna sahip çıkmak zorundayız. Gençlik Konseyi olarak amacımız; gençlerimize tarımın bir zorunluluk değil, prestijli ve yüksek kazançlı bir gelecek mesleği olduğunu göstermek ve onları üretime kazandırmak.

Fotoğraf Galerisi

GENÇLERE TARIMIN GELECEĞİNİ GÖSTERMEMİZ GEREKİYOR
Bakanlığımızın genç çiftçilere sunduğu destekler Yalova özelinde yeterince biliniyor mu? Gençlerin bu desteklere ulaşımını kolaylaştırmak adına bir planınız var mı?

Açıkça söylemek gerekirse Bakanlığımızın genç girişimcilere sunduğu (Uzman Eller Projesi, KKYDP, IPARD vb.) son derece kıymetli hibe ve teşvikler Yalova özelinde ne yazık ki henüz yeterince bilinmiyor ve potansiyelinin altında kalıyor. Sahadaki genç kardeşlerimiz ya bu imkânlardan haberdar olamıyor ya da başvuru süreçlerinin karmaşıklığından çekinerek bu fırsatları değerlendiremiyor. Bu durum, üretime kazandırabileceğimiz pek çok genç zihnin ve enerjinin sektörün dışında kalmasına neden oluyor.

Bu tabloyu değiştirmek ve gençlerin devletimizin sunduğu güçlü desteklere ulaşımını kolaylaştırmak adına üniversitelerde tanıtım seferberliği ile doğrudan temas yapılabilir. Sadece bürokratik şartları anlatmak yetmez, gençlere tarımın geleceğini göstermemiz gerekiyor. Bu hibeler sayesinde kendi işini kurmuş, teknolojik serasını hayata geçirmiş genç girişimcilerimiz sahnede ve sahada öğrenci arkadaşlarımızla buluşturulabilir. 

Kendi çalışma alanınız ve hedeflerinize tekrar dönersek, tarımsal üretim alanında ileride neler yapmayı hedefliyorsunuz? Sürdürülebilir tarım için neler yapılmalı?

Kendi işletmem özelindeki en temel hedefim; uzmanlık alanımız olan dış mekân süs bitkileri üretiminde kalitemizi ve uluslararası standartlarımızı her geçen gün daha yukarıya taşıyarak ihracat potansiyelimizi artırmak. Yalova’dan doğan bir marka olarak ürünlerimizin sadece yurt içinde değil, küresel pazarlarda da rekabet edebilecek yüksek standartlara ulaşmasını hedefliyoruz. Bu vizyon doğrultusunda öncelikli planlarımızdan biri, mevcut üretim alanlarımızı genişletmek, kapasitemizi artırmak ve böylece hem kentimizde yeni istihdam imkânları yaratmak hem de ülkemizin süs bitkileri ihracatına doğrudan katkı sunmak.

Geleceğin tarımında bu büyümeyi hedeflerken üretimimizin her adımını mutlaka sürdürülebilirlik zemini üzerine oturtmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Nitekim işletmemizde tamamen topraksız üretim metodunu benimsiyor; yetiştirme ortamı olarak cocopeat (Hindistan cevizi lifi) ve torf kullanıyoruz. Topraksız tarım sayesinde bitki besleme ve sulama süreçlerini milimetrik olarak kontrol edebiliyor, hastalık ve zararlı riskini minimuma indirerek çok daha homojen ve yüksek kaliteli bitkiler yetiştirebiliyoruz. İhracat pazarlarında kalıcı olabilmenin yolu da ilk aşamadan son ürüne kadar uluslararası geçerliliği olan, çevreye duyarlı ve izlenebilir bu modern üretim modelinden geçiyor. Bu doğrultuda, su ve bitki besin kullanımını akıllı otomasyon sistemleriyle optimize etmeyi ve kaynakları minimum kayıpla kullanan sürdürülebilir bir üretim anlayışını benimsiyoruz.

Haber Görseli

HİÇBİR ZAMAN SINIRLARINIZI GELENEKSEL KALIPLARLA ÇİZMEYİN 

Kısacası; topraksız üretim teknolojimizle üretim alanımızı genişletip ihracatımızı artırırken kaynakları verimli kullanmayı başarmak ve kalite standartlarımızı dünya seviyesinde tutmak en temel ilkemiz. Hem kendi markamızı küresel ölçekte büyütmek hem de Türkiye’nin ve Yalova’nın süs bitkilerindeki ihracat gücünü üst seviyelere taşımak adına bu vizyonla çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Genç meslektaşlarınıza, “neden tarım” sorusuna vereceğiniz cevapla birlikte mesajınız ne olurdu?

Bu sektöre, bu üretime ve bu mesleğe gönül verecek genç meslektaşlarıma son mesajım şudur: Hiçbir zaman sınırlarınızı geleneksel kalıplarla çizmeyin. Sizler sadece üretici değil; yarının doğasını, ekonomisini ve üretim ekosistemini inşa eden mimarlarsınız. Akademinin bilgisini sahanın pratikliğiyle, teknolojinin gücünü ise gençliğin enerjisiyle birleştirin. Karşılaştığınız hiçbir zorluk üretme heyecanınızı gölgelemesin; çünkü üretime değen her emek, er ya da geç en bereketli karşılığını verir.

Sektörümüzde kalite ve standartlarımızı sürekli yukarı taşıyarak uluslararası pazarlardaki ihracat payımızı artırmak en temel hedeflerimizden biri. Ancak bu hedefe tek başımıza değil, birlikten doğan bir güçle ulaşabileceğimize inanıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, gençlerin dinamizmini ve kolektif üretim gücünü arkamıza alarak; kurucusu ve ortağı olduğum, çoğunluğu gençlerden oluşan Sınırlı Sorumlu Yalova Süs Bitkileri İşletme Kooperatifinin başkanlığı görevini yürütmekteyim.
Tarım ve Orman Gençlik Konseyi (TOGK) üyesi olarak temel amacım; bu alanda genç ve girişimci arkadaşlara örnek olabilmek, birlikteliğin imkânlarını sahada göstermek. Ülkemizde yeni nesil kooperatifçilik anlayışının ve dayanışma kültürünün, hem süs bitkileri sektörümüzün geleceğine yön vermesini hem de toprağa ve üretime yönelmek isteyen tüm gençlerimiz için vizyoner bir ilham kaynağı ve hedef hâline gelmesini gönülden temenni ediyorum.

gençlik konseyi yalova tarım süs bitkiciliği genç çiftçi modern tarım