TEMMUZ-AĞUSTOS 2026 / KAPAK KONUSU

Türkiye, buğdayın gen merkezlerinden biri konumunda


Hülya OMRAK    

02.10.2026 


İklim değişikliği ve kuraklığın tarımı tehdit ettiği günümüzde, Türkiye’nin buğday üretimindeki stratejik gücü ve yerli ıslah çalışmalarındaki başarısı her geçen gün önemini artırıyor. Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) öncülüğünde yürütülen projeler, kuraklığa dayanıklı yeni nesil çeşitler ve sertifikalı tohum kullanımının önemini Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay Türk Tarım Orman Dergisine anlattı.

Türkiye genelinde ve bölgeler bazında en çok tercih edilen, ekim alanı en geniş olan yerli buğday çeşitleri hangileri? 

Millî çeşit listemizde toplam 3 kavılca, 3 kaplıca, 2 kavuzlu buğday ve 2 karabuğday çeşidi bulunuyor. Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün Yeni Kafkas ve Serhad adında 2 kavılca, Atasiyez ve Mergüze adında da 2 kaplıca çeşidi tescilli. Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsünün ise Güneş ve Aktaş adında 2 tescilli karabuğday çeşidi var. Hatta geçen yıl, Güneş karabuğday çeşidinden 92,4 ton sertifikalı tohumluk üretildi. TÜİK verilerine baktığımızda da 2024-2025 üretim sezonunda kaplıca üretimi 2 bin 116 ton, karabuğday üretimi ise 2 bin 604 ton olarak gerçekleşti.

Üreticinin çeşit seçimini en çok etkileyen ana faktör verim mi, yoksa fırıncılık/sanayi kalitesi mi? 

Çiftçinin çeşit seçerken en çok dikkat ettiği şeylerin başında verim geliyor; hemen ardından alım garantisi, sanayicinin talebi, ürünün kalitesi ve kuraklıkla hastalıklara dayanıklılığı gibi özellikler geliyor. Tabii bunlarla birlikte satış fiyatı, tohumu kolayca bulabilmek ve vadeli tohum alabilmek de seçimde etkili olan diğer önemli faktörler arasında yer alıyor.

Haber Görseli

TAGEM TARAFINDAN 234 EKMEKLİK VE MAKARNALIK BUĞDAY ÇEŞİDİ GELİŞTİRİLDİ
Bölgesel bazda en yaygın olarak kullanılan tescilli çeşitler hangileridir?

Millî Çeşit Listesi’ndeki 626 tescilli ekmeklik ve makarnalık buğday çeşidinin yüzde 38’ine denk gelen 234 tanesi TAGEM’e bağlı araştırma enstitüleri tarafından geliştirilmiş çeşitlerdir. 2025 yılında toplam 640 bin 828 ton sertifikalı buğday tohumluğu üretilirken bunun 243,7 bin tonu (yine yüzde 38’lik bir oran) TAGEM enstitü çeşitlerinden elde edilmiştir. Bu enstitü çeşitleri içinde en çok sertifikalı tohumluk üretilenler sırasıyla yaklaşık 50,3 tonla Ceyhan 99 ilk sırada yer alırken 28,4 tonla Kızıltan 91 onu takip ediyor, 20,4 tonla dördüncü sırada Çeşit-1252 ve 11,9 tonla beşinci sırada Fırat-93 karşımıza çıkıyor.

Bölgelere göre yaygın olarak ekilen buğday çeşitlerine baktığımızda ise tablo şöyle: İç Anadolu’da Bayraktar-2001, Ekiz, Halis, Çeşit-1252, Kızıltan-91, Eminbey ve Türköz öne çıkarken Çukurova’da Ceyhan 99, Adana 99, Beyazhan, Tekfen 1013 ve Tekfen 1016 tercih ediliyor. Ege Bölgesi’nde Ziyabey, Kayra ve Kaşifbey 95 yaygınken Trakya’da Esperia, Gelibolu, Glosa, Pehlivan, Hamza, Nemere, Dropia ve Saban ekiliyor. GAP Bölgesi’nde ise Ceyhan 99, Fırat-93, Sümerli, Dinç, Ovidio, Zühre, Kale, Artuklu, Serince, Polathan, Cudi 63 ve Edessa en çok ekilen çeşitler arasında yer alıyor.

Küresel ısınma ve yağış rejimlerindeki düzensizlikler göz önüne alındığında, kuru tarım yapılan alanlarda kuraklığa en dayanıklı öne çıkan buğday çeşitleri hangileridir? 

Ekmeklik buğday çeşitlerimizden Altuğ, Acar ve Halis Konya kurak koşullarında iyi sonuçlar vermiştir. İç Anadolu Bölgesi’nde Taner çeşidinin kuru koşularda 420 kg/da iyi şartlarda ise 750-850 kg/da arasında verim değerlerine sahip olduğunu söyleyebilirim.

Haber Görseli

KURAKLIĞA DAYANIKLI ÇEŞİTLER EKONOMİK DÜZEYDE VERİMLERİNİ DE KORUYABİLİR
Bir buğday çeşidinin “kuraklığa dayanıklı” olması tam olarak ne anlama gelir? Islah çalışmalarında hangi fizyolojik kriterler öne çıkarılıyor? 

Kuraklığa dayanıklı bir buğday çeşidi, yalnızca susuz ortamda yaşamını sürdürebilen değil; su kısıtı altında ekonomik düzeyde verimini koruyabilen ve fizyolojik faaliyetlerini diğer çeşitlere göre daha az kayıpla devam ettirebilen çeşittir. Kuraklık; bitkide hücre turgorunun azalmasına, stomaların kapanmasına, fotosentezin yavaşlamasına, oksidatif stresin artmasına ve sonuç olarak biyokütle ile tane veriminde önemli düşüşlere neden olan en önemli abiyotik streslerden biridir. 

Modern buğday ıslahında kuraklığa dayanıklılık çok sayıda fizyolojik ve morfolojik karakter birlikte değerlendirilerek belirlenmektedir. Günümüzde “kuraklığa dayanıklılık”, yalnızca düşük yağışta yaşayabilme değil; verim, fizyoloji ve stres toleransının birlikte korunabilmesi olarak tanımlanmaktadır.

buğday çeşidi tagem kuraklığa dayanıklı buğday