MART-NİSAN 2024 / RÖPORTAJ

Tarım meslek liseleri farkındalığını artırmak istiyoruz


Sema ÖZAY    

04.06.2024 


Tarım meslek liseleri, tarım sektöründe çalışmak isteyen gençlere mesleki eğitim ve kariyer fırsatları sağlarken sahada ihtiyaç duyulan ara eleman ihtiyacını da karşılıyor. Teorik eğitimle birlikte tarımın uygulamalı öğrenildiği bu okullar, tarih boyunca farklı adlar almış olsa da ülke tarımı için nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedeflediler. Günümüzde Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren tarım meslek liseleri ile ilgili merak edilenleri, Millî Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Ali Karagöz’e sorduk.

Tarım meslek liseleri 2006 yılı öncesinde Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı uygulama imkânları olan tarım işletmeleri şeklindeydi. Kamuoyunda o liseler kapatıldı ve yeni tarım meslek liseleri açıldı diye biliniyor. Doğrusunu sizden öğrenebilir miyiz? 
 
Öncelikle şunu belirteyim, tarım meslek liseleri kapanmadı. Sadece Tarım ve Orman Bakanlığından 2006 yılında Millî Eğitim Bakanlığına devredildi. Eğitimlerini olduğu gibi devam ettirdiler. Sadece önceden tematik olarak adı tarım meslek lisesi olan okullarımız türlerinin azaltılması politikası çerçevesinde tek isim altında birleştirildi. Önceden tarım meslek lisesi, endüstri meslek lisesi, ticaret meslek lisesi gibi farklı isim altında faaliyet gösteren meslek liselerimiz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi adı altında birleştirildi. Sadece tarım meslek lisesi adıyla faaliyet göstermiyor. Daha önce devredilen tarım meslek liselerimizin büyük bir kısmı yine aynı yerleşkesinde. Aynı şartlarda eğitim öğretimlerine devam ediyorlar. Yatılı okul olanları da var. Belki daha önce sadece tarım alanında faaliyet gösterenler şu anda başka bir alanda da eğitim veriyor olabilir. Yani tümüyle tematik tarım meslek olmamış olabilir ama o eğitimler devam ediyor. 
 
Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi adı altında tarım eğitimi veren liselerin farklı özellikleri var mı? Bu alandaki okul ve öğrenci sayısını açıklar mısınız?
 
Bu liselerimizde diğer alanlarla birlikte tarım alanında faaliyet gösterenler de var, başlı başına sadece tarım alanında faaliyet gösterenler de var. 2006’da 5450 sayılı Kanunla Millî Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığından başlı başına tarım eğitimi veren 12 tarım meslek lisesini devraldı. Bu sayıyı biz 16’ya çıkardık ve şu anda bin 456 öğrenci bu okullarda eğitim-öğretim alıyor. Tarım alanı ile birlikte başka alanların da olduğu lise sayısı 128 olup bu liselerde de 4 bin 623 öğrenci mevcut. Toplamda tarım alanında 144 okulda eğitim-öğretim gören 5 bin 825 öğrencimiz var. 
 
Sadece tarım alanında faaliyet gösterenlere örnek olarak Çankırı ve Amasya’daki okullarımızı söyleyebilirim. Bunun yanında tarım alanı olan okulumuza yiyecek içecek hizmetleri alanı dâhil edilerek entegre faaliyet gösteren okullar da oluşturuldu. Bu yapıdaki okula örnek olarak Bursa’daki Hamidiye Ziraat Mektebi dediğimiz Abdülhamit zamanından kalan meslek lisemizden bahsedebilirim. Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi adıyla bu okulumuz ürünün özelliğine göre kendi tarlasında ürettiği doğal ürünü hazır gıda yani yemek şeklinde lokantasında ve paketli şekilde mağazasında satışa sunuyor. 

Haber Görseli

TARIM TEKNİSYENLERİNİN ALDIKLARI EĞİTİM ÜRETİME DÖNÜŞECEK
Tarım meslek liselerinin varlığından ve dönüştürülmesinden amaçlanan nedir? 
 
Biz tarım adını tematik olarak okullarımızın içerisinde kullanmayı da istiyoruz.  Yine okul türümüz Meslek Teknik Anadolu Lisesi olarak geçecek tabii ki. Sadece okulumuzun özelliklerini tanımlayıcı, niteleyici bir isim olarak tarım ismini kullanacağız. Farkındalığı artırmak amacıyla çalışmalarımız devam ediyor. Bu şekilde de meslek alanı çeşitliliğinde sınırlama yok. Tarıma meslek olarak ilgi duyan ortaokul öğrencilerimizin ve öğrencisini verecek velilerimizin bu okulun varlığından haberi olsun istiyoruz. Tarım meslek liselerimiz var, tarım okullarımız var. Niye var derseniz tarımda genişlemek ve gelişmek istiyoruz. Şöyle birkaç yıl öncesine Covid 19 salgını dönemine veya Ukrayna-Rusya savaşına baktığımızda bunu çok açık görüyoruz ki gıda zaten kıymetliydi, daha da kıymetli bir hâl almış. Çünkü gıda stratejik bir ürün ve sağlıklı bir şekilde üretilmesi önemli. Bizim önceliğimiz sağlıklı bir şekilde üretilmesi ve sağlıklı tüketilmesi. Sağlıklı gıdayı da tarımı bilinçli yapan çiftçilerimiz ve tarım teknisyenlerimiz üreteceklerdir.  Burada da tarım teknisyenlerinin aldıkları eğitimin ünvanlarıyla, birikimleriyle, bilimsel yaklaşımlarıyla ve yeni teknolojilerin de yansımalarıyla üretime dönüşmesini istiyoruz. Tarım artık o bildiğimiz geleneksel tarım olmaktan çıktı. Daha bilinçli, senkronize ve motorize, dijital ortamların ve yapay zekânın kullanıldığı dolayısıyla tohumun da toprağın da üretimin de sağlıklı olduğu bir dönüşüm görüyoruz. Bunu uygulayacak bilinçli çiftçiye, bilinçli teknisyene ve teknik elemana ihtiyacımız var. Bunları nerede yetiştirebiliriz? Tarım meslek liselerinde. 
 
Tarım alanında eğitim veren liselerin ders içerikleri nasıl belirleniyor ve öğretmenleri nasıl yetiştiriliyor? 
 
Bu liselerin Tarım ve Orman Bakanlığından bize devredilmesiyle beraber büyük oranda eğitim personeli de Bakanlığımıza geçti. Dolayısıyla bu okulların bir kısmında var olan veteriner hekim ve ziraat mühendisleri eğitim faaliyetlerine devam ediyorlar. Okullarımızda müfredatı oluştururken elbette ki Tarım ve Orman Bakanlığıyla temas halindeyiz. Ve sektörün ihtiyacı olan programı geliştirme gayreti içerisindeyiz. Programlarımızı mesleki yeterlilik kurumunun meslek standartlarına bağlı olarak Türkiye yerel çerçevesi içerisinde devamlı güncel tutuyoruz ve onaylamadan önce ilgili sektörle iletişimde oluyoruz. Burada en büyük sektör tarafı Tarım ve Orman Bakanlığı. Alınacak derslerin belirlenmesi, müfredatın içeriği ve ders çizelgesindeki yoğunluğunu karara bağlarken görüşlerine başvuruyoruz. Yerine göre bu konuda toplantılar yapıyor, meslek öğretmenlerimizin bulunduğu çalıştaylar gerçekleştiriyoruz. Okullarımızın bulunduğu yerlerdeki tarımsal uygulamalara ilişkin sahadan geri dönüşler alıyoruz. 
 
Öğretmen ihtiyacını Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının belirlemiş olduğu karar doğrultusunda çoğunlukla alanında mühendislik eğitimi almış pedagojik formasyonu olanlardan karşılıyoruz. Formasyonu olmayan bir mühendis veya bir başka meslek erbabının eğitim vermesinin ciddi sorunlara yol açacağını düşünüyoruz. 
 
MEVCUT LİSELERİMİZDE İKİ TEMEL ALAN VAR
Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde öğrencilerin tarımla ilgili farklı bölümler seçme imkânları var mı?
 
Mevcut liselerimizde hayvancılık ve tarım alanı şeklinde iki ayrı alan var. Bu meslek dallarını belirlerken mesleğin çok fazla bölünmesini doğru görmüyoruz. Çünkü tarımı çok fazla bölümlere ayırarak uzmanlık alanını daraltırsak mezunlarımızın istihdam alanı da daralmaya başlıyor. Daha geniş becerilerle ve daha geniş meslek alanı içerisinde eğitimini alanların, iş gücü piyasasında kendine yer bulma kabiliyeti de çok daha geniş oluyor. 
 
Anadolu liselerinde hayvancılık alanında hayvan sağlığı, evcil ve çiftlik hayvanlarının yetiştirilmesi, beslenmesi, bakımı, verim ve kalitenin artırılması, sağlıklı ürün elde edilmesi, hayvan hastalıklarıyla mücadele, hayvan hastalıklarının teşhisi ve tedavisi gibi hayvan yetiştiriciliği için gerekli yeterliliklerin büyük bir kısmını veriyoruz. Bu öğrencilerimiz teknisyen ünvanlı mezun oluyor. 
 
Tarım alanında ise sebze ve meyve, endüstriyel bitkiler, tarla bitkileri, süs bitkileri yetiştiriciliği ile birlikte toprak hazırlığı, ekim ve dikim işleri, bitkilerin bakımı, hasat, bitki hastalık ve zararlıları ile mücadele, ürünlerinin pazarlanması gibi konular var. Teknisyenlerimiz toprağın ekime hazır hâle getirilerek tohumun toprakla buluşmasından ürünün paketlenip tüketiciye gönderilmesine kadar yeterli donanımla yetişiyorlar. Paketlemenin, ilaçlamanın, toprak üzerinde yapılan tüm işlemlerin bilinçli bir şekilde yapılmasının çok kıymetli olduğunu hepimiz biliyor ve kabul ediyoruz. Bu konuda öğrencilerimizi en son teknolojik ve bilimsel gelişmelerle buluşturmaya gayret ediyoruz. 
 
Tarım meslek liselerinde uygulamalı öğrenim gerekli için atölye ve arazi var mı?
 
Şu an yürürlükteki mevzuatımıza göre meslek lisemizde tarım alanı açılabilmesi için 30 dönüm uygulama alanı şartı var. Son zamanlarda topraksız tarımın, dijital tarımın öne çıktığını ve öğrenciye daha çok beceri kazandırmanın önemli olduğunu dikkate alırsak bu alan sınırı düşürülebilir. Öğrencilerimize daha butik alanlarda da uygulama yeterliliği kazandırabileceğimizi düşünüyoruz. Ama bunun yanında yüzlerce dönüm tarım alanı olan meslek liselerimiz de var. Bu okullarımızdan bazıları Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliği içinde faaliyetlerini yürütüyor. Örneğin Van Tuşba’daki okulumuz TAGEM’e bağlı bir enstitü ile iş birliği içinde.  Enstitü faaliyetlerinin ve AR-GE alt yapısının okulumuzun eğitimi ile bütünleşmesi bizim için çok kıymetli. 

Fotoğraf Galerisi

MEZUNLARIMIZ BİLİNÇLİ VE TEKNOLOJİYİ KULLANIYORLAR
Tarım ve hayvancılık alanında mezun ettiğiniz öğrenciler nerelerde istihdam ediliyor, bu konuda sıkıntı var mı?
 
Bu konuda bazı sıkıntılar var maalesef. Önceden tarım alanı mezunlarımızın en büyük işvereni Tarım ve Orman Bakanlığı idi. Günümüzde bu Bakanlık ağırlıklı olarak ön lisans ve lisans mezunlarından ihtiyaçlarını karşılıyor. Lise mezunlarımızın istihdam edilmesi noktasında çok güçlü örnekler yok. Tarım işletmeleri ne kadar artarsa inanıyoruz ki mezun olan çocuklarımız oralarda daha bilinçli bir şekilde istihdam edilecektir. Bazı veteriner kliniklerinde, laboratuvarlarda istihdam ediliyorlar, ancak daha da çoğalması lazım. Bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığının tarımda nitelikli iş gücünün kullanımına yönelik ortaya koyacağı yaklaşımlar çok önemli. Sonuçta bizim Millî Eğitim Bakanlığı olarak yapabileceğimiz piyasanın ihtiyacı doğrultusunda iş gücünü eğitmek. Yani biz istihdama teşvik konusunda yetkin ve yetkili değiliz. Burada tümüyle sektörü düzenleyici kurumlar öne çıkıyor. Şunu da eklemeliyim, meslek liselerimizle iş birliklerini geliştiren ve etkin rol üstlenen belediyelerimiz var. Bunları takdir ediyoruz. Örneğin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile okulumuz birlikte, örtü altı üretimde topraksız tarıma yönelik bir AR-GE çalışması yürütüyor. Öğrencilerimiz buralarda laboratuvar deneyimini ve ölçme yeteneklerini geliştiriyor, böylece sektörde daha bilinçli ve teknolojiyi kullanacak şekilde istihdama hazırlanıyorlar. 
 
Bu liselere giriş nasıl oluyor, kimlere tavsiye ediyorsunuz? 
 
Toprakla bütünleşmeyi, hayvanlara bakmayı ve üretim yapmayı seven her evladımızın tarım alanını seçmesini isteriz. Burada 2 okul modelimiz var; birincisi Tarım Anadolu Teknik programı uygulayan ve ikincisi de Anadolu Meslek Programı uygulayan okullarımız. Öğrenci Anadolu Teknik Programlarına liseye geçiş sınavlarına girerek tercihiyle yerleşir. Çünkü belli bir kontenjanı var. Anadolu Meslek Programlarımız ise genelde sınavsızdır, bu programlara öğrenci tercihine bağlı olarak okul bölgesi içerisindeki ortaokul puanına göre yerleşir. Güçlü tarım işletmeleri güçlü iş gücüyle mümkündür. Biz öğrencilerimize tarım alanını öneriyoruz, zaten programımızı incelediklerinde mutlaka onların ilgisini çekecek alanlar bulacaklardır. 
 
BÜTÜN EVLATLARIMIZ BİR MESLEK EĞİTİMİ ALSINLAR
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
 
Bütün evlatlarımıza, mutlaka bir meslek eğitimi almalarını Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü ve aynı zamanda bir teknik öğretmen olarak öneriyorum.
 
Ülkemizde ve birçok ülkede insanlar kendilerini ifade ederken mesleklerini adından önce söyler. O hâlde biz diyoruz ki meslek adınızın önünde, toplum önünde sizi tanımlayacak ikinci bir kimliktir. Öğrencilerimiz kendisini tanımlayabilecek olan ikinci bir kimlikten çekinmesin. Kariyer planlamasında istediği ivmeyi yakalayamama riskine karşı mutlaka bir meslekleri olsun.  Bunun önü açık, üniversiteye gitmek istiyorsa yine üniversiteye gidebilir. Şu an ülkemizdeki en büyük sorun alanlarımızdan biri yetişkinlerin mesleksizliği. Açık iş alanları ile çalışmak isteyenleri buluşturamıyoruz.  Çünkü çalışmak isteyenler mesleksiz ya da mesleki açıdan yetersiz. Yani ihtiyaca uygun vasıfta çalışacak iş gücü yok. 
 
Öğrencilerimizin üniversiteden önce geleceği açık olan meslek liselerine ilgi göstermesini istiyoruz. Bu çağrımız sadece çocuklarımıza değil özellikle anne babalara da. Anne ve babaların akademik boyutta bakarken geleceği de öngörerek cesaretle evlatlarının eğiliminde onları uygun bir mesleğe yönlendirmelerini öneriyoruz. Bu konuda “Meslekte Buluşma Programlarını” önümüzdeki günlerde hayata geçireceğiz, çocuklarımız akademik eğitim alırken de mesleki eğitim alabilirler. 
 
Ülkemizde lise sonrası istihdamı çok kıymetli hâle getirmemiz lazım. Lise sonrası istihdam ilerlemediği ve hep üniversite sonrası istihdam öne çıkmaya başladığı sürece gençlerimizin hayata atılışı gecikiyor, yuva kurmaları gecikiyor,
mutluluktan ödün vermeye başlıyorlar. Tabii ki önce bireyin refahı, mutluluğu ve huzuru ardından ailesinin daha sonra da toplumun refahı, mutluluğu ve huzuru gelir.  Hepsini bir araya getirdiğiniz zaman mutlu bir ülke olursunuz. Mutlu bir ülke aynı zamanda kalkınmasını rahat yapan bir ülkedir. Kalkınabilmemiz için nitelikli ve katma değeri yüksek üretimler yapabilmemiz lazım. Katma değeri yüksek üretimleri nitelikli iş gücüyle yaparız. Nitelikli iş gücünü de evlatlarımızın mesleklerini doğru seçmesi ve mesleklerini sevmesiyle hayata geçirebiliriz. Yani her mesleğin kendi gelişimi içerisinde ihtiyaç duyulan yüksek becerileri, evlatlarımıza kazandırmamız ve mesleğin içerisinde onları istihdam etmemiz lazım. Bu da bizim toplumumuza hitabımız olsun.

Fotoğraf Galerisi

TARIM MESLEK LİSELERİNİN KISA GEÇMİŞİ
 
Osmanlı Devletinde tarım okullarının açılması tarım faaliyetlerinin modern yöntemlerle yapılabilmesi ve uygulamalı eğitimin yaygınlaştırılması politikasının bir sonucu olarak başlamıştır. 1848 yılında başlayan tarımsal eğitime yönelik girişimlerle  “Ziraat  Talimhanesi” (1848-1852), “Edirne Hamidiye Ziraat Mektebi” (1881-1884), “Selanik Ziraat Mektebi” (1887-1912), “Bursa Ziraat Ameliyat Mektebi” (1891-1928), “Halkalı Ziraat Mektebi” (1892-1928) gibi ziraat alanında eğitim veren okullar açılmıştır. Ancak başta ekonomik nedenler olmak üzere, alt yapı eksikliği, savaşlar vb. nedenlerden bir kısmının ömrü çok kısa olmuştur. 
 
Bu dönemde açılan tarım okulları arasında en önemlisi olan Halkalı Ziraat Mekteb-i Âlîsi’’nin tarım eğitiminde ayrı bir yeri vardır. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla eğitime ara veren okul, o tarihe kadar 16-22 yaş arası gençleri kabul ediyor ve her yıl ortalama 20-30 mezun veriyordu. Savaşın ardından varlığını zorluklarla sürdüren okul 1928’de yapılanmaya girdi ve 5 yıl sonra Ankara’da Ziraat Fakültesinin açılması üzerine Ziraat Meslek Lisesine dönüştürüldü. 1930’dan sonra 3 yıllık Tarım Meslek Okulu olarak faaliyetine devam eden bu liseler daha sonra Türkiye’nin birçok bölgesinde açılarak sayıları 42’ye kadar ulaştı. 1980 yılından itibaren öğretim süresi 4 yıla çıkartıldı. Bu süreçte kurulan Tarım Meslek Liseleri genelde devlete ait tarım işletmeleri bünyesinde ve Tarım Bakanlığına bağlı yatılı okul olarak faaliyetlerine devam ederken 1980 yılından itibaren sayıları azaltıldı. Kalan 12 Tarım Meslek Lisesi 2006’da Milli Eğitim Bakanlığına devredilmiştir.

Tarım meslek liseleri